menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şaika latîfesi ve içimizdeki İlâhî şevk

12 0
04.01.2026

Bunlardan biri de “şaika” latîfesidir. Lügatte; isteklendiren, sevk eden, şevklendiren anlamına gelen şaika, insanı âlî hakikatlere ve ulvî maksatlara yönelten bir latîfedir.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri şöyle der: “Beşerin havassü’l-hams-u zâhire ve bâtınadan başka, âlem-i gayba karşı açılan pek çok pencereleri var. Gayr-ı meş’ur pek çok hisleri var. Hiss-i sâmia, bâsıra, zâika olduğu gibi, bir hiss-i sâdise-i sadıka olan sâika vardır. Hem bir hiss-i sâbia-i bârika olan şâika var. O şevk ve sevk yalan söylemez. Yanlış gidemez.”¹

Bu ifade, insanın yalnızca görünen beş duyusuyla değil, görünmeyen nice manevî latîfelerle de donatıldığını gösterir. Demek ki şaika, sıradan bir istek değildir; fıtrat-ı İlâhî tarafından insana verilmiş, hakikate yönelmeye kabiliyeti olan bir latîfedir. Tıpkı gözün görmek, kulağın işitmek için yaratılması gibi, şaika da insanı ulvî olana karşı iştiyakla harekete geçirir.

Bu latîfenin güvenilirliği ise, kalbi ve ruhu temiz kalan bir insanda kendini gösterir: İlhamla hakikate yönelen sağlam bir irade ve sevk........

© Yeni Asya