menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Canlı, şuurlu ve ruhlu dua nasıl yapılır? -2

11 1
31.01.2026

Fakat bu ulvî ibadetin canlı, şuurlu ve tesirli olabilmesi için, onun nurunu söndüren bazı gizli perdelerden kurtulmak zarurîdir. Çünkü kalbi karartan, dili kurutan ve vicdanı susturan bu perdeler, duanın tesirini zayıflatır; bazen de tamamen söndürür.

Bu perdelerin başında ülfet ve gaflet gelir. Birçok insan duaları ezberden, manasını düşünmeden ve kalbi başka meşgalelerle doluyken okur. Hâlbuki Bediüzzaman, “Gaflet ile yapılan zikirler dahi feyizden hâlî değildir”¹ diyerek bir ümit kapısı açmakla beraber, ülfetin tehlikesine de dikkat çeker: “Ülfet ve âdet ve yeknesaklık perdeleri altında çok hârika hakikatler gizleniyor gördüm.”² Dil dua ederken kalp başka âlemlerde dolaşıyorsa, bu hâl camid ve ruhsuz bir duaya dönüşür.

İkinci büyük perde yalan ve riyadır. Dua edenin dili temiz olmazsa, kalbin samimiyeti de zedelenir. Zira yalan, yalnız ferdî bir ahlâksızlık değil; aynı zamanda duanın ruhunu karartan bir zehirdir. Bediüzzaman bu hakikati, “Kizb küfrün esasıdır, kudret-i İlâhiyeye bir iftiradır…”³ sözleriyle ifade eder. Yalanla kirlenen bir dil, semâya açılan........

© Yeni Asya