menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünyanın çekim gücü, cazibe-i fânî

7 0
03.03.2026

Oysa benim sözünü etmek istediğim, dünya sevgisinin ve mâsivânın mü’mini kendine doğru çekme kuvvetidir. Sessiz, ama güçlü bir çekim… Ben buna cazibe-i fânî diyorum.

Dünya sevgisi, bilhassa imanlı ve fıtratı bozulmamış kalbe birden hücum etmez. Önce yavaş yavaş merkezini kaydırmaya çalışır. Bu kaymada nefsin tembelliği, hevesi ve her şeyi meşrulaştırabilen dili; iblisin sürekli fısıldayan telkini birlikte çalışır.

Biri ister, diğeri yön verir. Biri arzuyu üretir, diğeri onu makul ve zararsız gösterir. Böylece Allah sevgisi kalpte durur; fakat merkezin dışına doğru çekilir. İnanç vardır, inkâr yoktur; fakat belirleyicilik zayıflamıştır. Kalp hâlâ Allah’ı sever, fakat hayat artık O’nun etrafında dönmez, ve bozulma böylece başlamış olur.

Cazibe-i fânîyi besleyen güçlü etkenlerden biri de arkadaş ve ahbap çevresidir. Peygamber Efendimiz’in (asm),

“Kişi, dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin”¹ ikazı, bu hakikatin apaçık bir delilidir.

Dost, fark ettirmeden tesir eder.  Bununla birlikte sosyal medya, içtimaî hayat ve sürekli meşguliyet hâli bu çekimi daha da arttırır. Zihin dağılır, kalp yorulur, dikkat parçalanır. Hele içinde bulunduğumuz ahir zamanın karmaşası, bu cazibeyi daha da şiddetlendirir.

Bu durum çoğu zaman direnci kırar ve yeise sebep olur. İnsan, “Demek ki başaramıyorum” zannına kapılır. Oysa bilinmesi gereken hakikat bunun tam tersidir; Çekimin artması, kalbin kıymetinden; mücadelenin şiddetlenmesi ise yönün doğru oluşundandır.

İnsan, kalbi dünyaya meyilli, nefsi arzulu, ruhu sonsuza açık bir fıtratla yaratılmıştır. Dünya çekici olsun diye yaratılmış; insan da o çekime rağmen yönünü belirlesin diye imtihana tâbi tutulmuştur. Eğer dünya cazip olmasaydı, tercihin........

© Yeni Asya