İlâhî zamanlama
Oysa, insan, dünya sürgünün ne zaman biteceğini dahi bilmemektedir. O halde, zamana karşı bu telâş ve yarış niyedir? İnsanın zaman ölçütü nedir? Zaman, toplumun genel kalıplarıyla sınırlanır mı? İnsan hangi ölçüte göre geç kalır? İnsan kime göre zamana yetişir? Zaman, herkes için aynı mıdır? Zamana karşı tavrımız teslimiyetimizi besler yoksa sabrımıza tuzak mı kurar? Allah’ın, kuluna takdir ettiği zaman herkesle aynı mı?
İnsanın zamana karşı tavrı, doğrudan uhrevî düşüncesini göstermektedir. Zira, insanın her nasibi İlâhî bir zamanlama ile takdir edilir. Zaman eliyle herkese aynı yol çizilemez, aynı yol herkese aynı zaman dairesinde tayin edilmez.
İnsan, zamanı çoğu kez bir ölçü değil, bir hâkim gibi algılar. Oysa zaman, hükmeden değil; hükmün tecellisine vesilesidir. İnsan acele ettikçe zamanı suçlar, geciktikçe kendini mahkûm eder. Böylece zaman, İlâhî takdirin değil, nefsin aynasına dönüşür. İnsan “Geç kaldım” dediğinde aslında kime geç kaldığını bilmez; çünkü kime yetiştiğini de çoğu kez idrak edemez.
İnsan........
