menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ekmekten de olduk, hürriyetten de!

4 0
previous day

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı “Türkiye’de Demografik Dönüşüm ve Stratejiler” başlıklı rapor, dolaylı olarak “cehalet”in ülkemize maliyetini de ortaya koymuş denilebilir. 

2025 Hanehalkı Bütçe Araştırması verilerine dayandırılan raporda, nüfusun en düşük gelirli yüzde 20’lik kesiminin tüketim harcamalarının yüzde 38,7’sini konut ve kiranın, yüzde 29,2’sini ise gıdanın oluşturduğu belirtilmiş. Bu iki temel ihtiyacın aile bütçesindeki payı yüzde 67,9’a ulaşırken, en yüksek gelirli grupta bu oran yüzde 38,1’de kalmış. Düşük gelir grubundaki kiracılık oranı da 2014-2024 yılları arasında yüzde 24,5’ten yüzde 36,7’ye yükselmiş. (ankahaber.net, 16 Ekim 2026)

Aylık gelirinin neredeyse yüzde 70’ini kira ve gıdaya veren bir kişi, “fukaralık sokağı”na sürüklenmiş olmaz mı? Bu fukaralığa bir de cehalet eklenirse kim “hak, hukuk ve adalet” peşinde koşmayı vazife olarak görür?

Uzmanların da ifadesiyle Türkiye’nin yıllardan beri yüksek enflasyonlu aylar yaşaması her halde bir planın parçasıdır. Savaşta olan ülkelerin bile kontrol altına alabildiği enflasyonu “Büyük Türkiye”nin kontrol altına alamaması kabul edilebilir mi? Muhtemeldir ki cemiyetin büyük bir bölümü “cehalet ve fakirlik”le kontrol altına alınmak isteniyor. Ta ki “hak, hukuk ve adalet” çağrıları destek bulmasın, herkes “ekmek” peşinde koşsun...

Bir yanda bu gerçekler yaşanırken öte yanda da bir sendika Ekim ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 49 bin 809 liraya ulaştığını bildirmiş. Aynı açıklamaya göre 4 kişilik ailenin gıda harcaması ile giyim, kira, elektrik, su,........

© Yeni Asya