Takvimdeki tercih ve toplumdaki karşılığı
Yılbaşı, dinî bir anlam taşımamasına rağmen uzun yıllardır değişmeden sürdürülen bu uygulama, artık sorgulanması gereken bir alışkanlığa dönüşmüştür. Buna karşılık, toplumun büyük çoğunluğu için derin manevî anlamlar taşıyan dinî geceler ve günler çalışma takviminin sıradan bir parçası olarak görülmeye devam etmektedir. Buradaki çelişki, sadece bir tatil meselesi değil, aynı zamanda devletin toplumsal değerlerle kurduğu ilişkinin de bir göstergesidir.
Yılbaşı tatilinin gerekçesi çoğu zaman “uluslararası uyum” ve “modern takvim anlayışı” ile açıklanır. Oysa bu gerekçeler, meselenin özünü perdelemektedir. Çünkü takvim dediğimiz şey, sadece günlerin sayımı değil, bir toplumun neye önem verdiğinin de sessiz bir ilânıdır. Devlet, resmî tatil ilân ettiği günlerle vatandaşına şu mesajı verir: “Bu günler senin için durmaya değerdir.” Peki, bu durmaya değer günler kim tarafından, neye göre belirlenmektedir?
Mübarek gün ve geceler, Ramazan’ın belirli günleri veya benzeri dinî zaman dilimleri, bu toplumda milyonlarca insan için sadece birer tarih değildir. O günlerde ibadet artar, aile bağları güçlenir,........
