menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ebu Zuhur Hava Üssü, İsrail, Tom Barrack

24 0
30.08.2026

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, “İsrail, Türkiye ve Suriye arasında muhtemel askerî gerilimleri önlemek amacıyla yeni bir iletişim mekanizması üzerinde çalıştıklarını” açıklaması bu planın ortaya konmasıydı. Arkasından ne gelecek diye beklerken, İsrail’in Suriye topraklarındaki hava üssüne saldırısı ile karşılaştık. Bu olayın alt yapısını sinsice hazırlayan Siyonist elitler, İsrail'in Suriye'deki hava üssüne yönelik saldırıyı da planladılar. Bu konu Türkiye’den uzak tutuldu ve bilgilendirme yapılmadı.

İsrail ile Türkiye arasında Azerbaycan’da yapılan ikili görüşmelerde “Çatışmasızlık Mekanizması” oluşturulmuştu. Buna göre İsrail savaş uçakları hava sahamıza yakın bir bölgede uçacakları zaman (Suriye’nin kuzeyi) Türkiye’ye bilgi vermek zorundalar. Bu mekanizma şimdiye kadar işliyordu, fakat 18 Ağustos gecesi Ebu Zuhur hava üssüne yapılan saldırıyı bildirmediler. Hava savunma sistemlerimiz İsrail uçaklarını tespit etti ve hava sahamızda gereken önlemler alındı. Ankara soğukkanlı şekilde gelişmeleri değerlendirerek bekliyor. İsrail'in kuzeybatısında Suriye toprakları içindeki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıda can kaybı yok, İsrail ordusu saldırıya ilişkin yorum yapmadı. Türkiye, İsrail'in saldırısını kınarken, saldırının Suriye'nin egemenliğini ihlal ettiğini ve bölgedeki istikrarı tehdit ettiğini belirtti. 

Önemli bir gelişme ise Türk askerî yetkililerin kısa süre öncesinde hava üssünü ziyaret etmeleri, Türkiye burada askerî üs kurabilir mi? Şara ve Türk yetkililer bu konuda anlaşmaya vardılar mı? Bilinmiyor, ama İsrail'in burayı hedef alması Ankara’ya uyarı mahiyetinde. Netanyahu’nun saldırı sonrasında Türkiye'yi hedef alması olayın planlı ve ABD destekli olduğunu ortaya koyuyor. Bölgede İsrail’in güvenliğini sağlamak adına plan yapmak ABD’nin işi, özellikle Suriye’nin kuzeyindeki silahlı unsurlar hâlâ varlığını sürdürürken, Türkiye’nin kırmızı çizgisi devam ederken, Suriye-Türkiye ve İsrail denklemi kurmaya çalışılması ilginç. 

Bu plan açıklandıktan sonra, Suriye’nin Kuzeyindeki YPG unsurlarının kendini fesh ettiğine dair (26/08/2026) yeni bilgilerin bölgeden gelmesi üst aklın bir oyunu mu? Türkiye-Suriye ilişkilerinde öncelikli tezi PKK/YPG unsurların sınırlarımızdan ve bölgeden temizlenmesi. Türkiye’nin bu tezine karşı planın işlemesi için YPG’yi gözden çıkardılar mı? Türkiye YPG’nin orada bulunduğu süre zarfında Suriye topraklarında bir üs kurma planını mutlaka devreye sokacaktır. 

Şara yönetimi Ankara’dan destek ve yardım görmesine rağmen, Fransa ile de ikili ilişkilerde maharetli tavırlar sergiliyor. Macron’la Şam’da gerçekleştirdikleri tarihi zirvenin ardından diplomatik ilişkilerin normale dönmesi konusunda anlaşma sağlanmış durumda. 

Tüm bu gelişmeler yaşanırken ABD'den gelen haber gündeme düşüyor. BBC Türkçe’nin haberine göre, ABD, Suriye'yi "Teröre destek veren ülkeler" listesinden çıkararak Şam ile ilişkilerinde tarihî bir adım atıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı da, iki yıl önce Suriye'de Esad yönetimini deviren Heyet Tahrir eş-Şam'ı da (HTŞ) "Küresel terörist örgüt" listesinden........

© Yeni Asya