menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyonist savaşa kırılganlık…

16 0
05.03.2026

Hatırlanacağı üzere 2010’da Türkiye, Brezilya ve İran arasında “Tahran’ın elindeki düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyumu Türkiye’ye göndermesi”nin Batılılarca reddedilmesi üzerine, 2015’te Obama’nın onayladığı “P5 1” denilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesiyle Avrupa Birliği’nin kabul ettiği “zenginleştirilmiş uranyumu limitleme” anlaşması da daha ilk döneminde yine Trump tarafından tek taraflı iptal edilmişti. 

Oysa “İran’ın nükleer enerji araştırma - geliştirme fizikî ve teknik altyapı faaliyetlerini sınırlamasını, bazı santralleri aşamalı devre dışı bırakmasını veya teknoloji merkezine dönüştürülmesini, zenginleştirilmiş uranyumu seyreltmesini, yurt dışına ihracını, Uluslararası Atom Enerjisi gözetiminde depolanmasını esas alan “mutâbakat”la problem çözülmüştü. 

İSRAİL’İN EGEMENLİĞİ İÇİN BÖLGEYİ DİZAYN

Ne var ki İran’ın “nükleer çalışmaları sonlandırma”yı kabulle onca tavize rağmen, ABD’nin “balistik füze stokunu azaltma, kalan füzelerin menzillerini İsrail’e ulaşamayacak biçimde kısaltma”ya varan bir dizi ek şartı koşmasıyla son “anlaşma” da Siyonist-Evangelist çetenin şantajına maruz Trump tarafından -daha yürürlüğe girmeden- boz(dur)uldu.

Aslında bölgeye tarihin en büyük askerî yığınağı yapılırken, medyatik mahfillerce “müzâkerelerde ilerlemenin olduğu, iki gün sonra Viyana’da devam edecek görüşmelerde anlaşmanın imzalanacağı” ifadeleriyle dünya kamuoyu oyalanırken, ABD-İsrail’in ilkokulu vurup 170 kız ilkokul öğrencisini ve yüzlerce sivili kalleşçe katletmesi, müzâkereleri görüşen Hamaney’le üst düzey bürokratları bombalaması peşinen menhus maksadı ortaya çıkarıyor. 

Görünen o ki ABD küresel........

© Yeni Asya