Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’in Tan Gazetesi’nde yayınlanan yazısı: “MEDRESETÜZZEHRA”
İşte o makalenin Latin harflerine aktarılmış hâli:
Pek mühim ve feyiznâk bir teşebbüs
Van’da muazzam bir Medrese inşâsı içün Büyük Milet Meclisi Riyâset-i Celîlesi’ne 167 imzâ ile bir takrir verilmişdir.
Esâsen Harb-i Umûmî’den evvel bu Medresenin inşâsı içün onyedibin altun tahsis edilmiş, Vâlî Tahsin Bey Efendi’nin ve aşâirin teşebbüs ve himmetleriyle Medrese’nin temelleri atılmışdı.
Kürdistân’ın hamiyyetli ve dindâr aşâiri, zekâtlarının bir kısmını da bu Medreseye tahsîs edeceklerini taahhüd etmişlerdi. Eğer Harb-i Umûmî bu feyznâk teşebbüs-i azîme hâil olmasaydı, bu Medrese-i âliyye şimdi bütün şark vilâyetlerimize nurlar, feyzler saçacakdı. Lâkin Harb-i Umûmî maatteessüf her hayırlı teşebbüslere olduğu gibi bu Medresenin inşâsına da mâni‘ olmuş ve Kürdistân’ı böyle bir müessese-i irfândan mahrum bırakmışdır.
O zaman Medresetüzzehra’nın te’sîsinde en mühim âmil olan Kürdistân ulemâ-yi benâmından Bedîüzzamân Sa‘îd Efendi Hazretleriydi. Müşârü’n-ileyh Mısır’daki (Câmiü’l-Ezher)’e bir nazîre olmak üzere Kürdistân’da bir (Medresetüzzehra) te’sîsini gāye-i emel edinmişlerdi. Ve bu gāye-i ulviyyenin tahakkuku içün o havâlîdeki bütün aşâirle görüşmüş, onların muâvenet ve müzâheretlerini de te’mîne muvaffak olmuşdu. O sırada Van’da vâlî bulunan Tahsin Bey Efendi de bu hususda müşârü’n-ileyh Sa‘îd Efendi ile berâber pek çok çalışmışlardı.
Şimdi Ankara’da bulunan müşârü’n-ileyh Sa‘îd Efendi, Kürdistân’ın böyle bir müessese-i irfâna olan ihtiyâc-ı şedîdini meb’ûslara arz ve îzâh etmiş ve bunun üzerine ba‘zı meb’ûs arkadaşlarımızın delâletiyle 167 zât takrîre vaz‘-ı imzâ ederek Riyâset-i Celîle’ye takdim etmişlerdir. Hiç şübhe yokdur ki, bu emr-i azîmin husûlüne bütün........
