menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hutuvat-ı Sitte aynasında İttihad-ı İslâm - İttihâd-ı İslâm ve Nur Talebelerinin vazifeleri-5

15 0
02.10.2026

“İstanbul’da, İngilizler, desiseleriyle şeyhülislâmı ve diğer bazı ulemayı lehlerine çevirmeye çalışmalarına mukabil; Bediüzzaman, Hutuvat-ı Sitte adlı eseri ve İstanbul’daki faaliyeti ile, İngiliz’in âlem-i İslâm ve Türkler aleyhindeki müstemlekecilik siyasetini ve entrikalarını, tarihî düşmanlığını etrafa neşrederek... ” (Tarihçe-i Hayat, s. 150) İngiliz siyasetini deşifre ettiği yazılmaktadır.

“Her bir zamanın insî bir şeytanı vardır.” cümlesiyle başladığı eserinde Üstad, o dönemin dünya süper gücü gibi görünen ve İslâm âlemini parçalamak emelini gizlemeden tatbik eden İngilizlerin tuzaklarının madde madde sıraladığı bu eserine şöyle devam etmiştir: “Şimdi beşerde insan suretinde şeytanın vekili olan ruh-u gaddar, fitnekârâne siyasetiyle cihanın her tarafına kundak sokan elhannâs, altı hutuvatıyla âlem-i İslâm’ı ifsad için insanlarda ve insan cemaatlerindeki habis menbaları ve tabiatlarındaki muzır madenleri, fiilî propaganda ile işlettiriyor, zayıf damarları buluyor.” dedikten sonra Müslümanların hangi damarlarını kullanarak gizli siyasî emellerine hizmet ettirdiğini açıklamaktadır: “Kiminin hırs-ı intikamını, kiminin hırs-ı câhını, kiminin tamaını, kiminin humkunu, kiminin dinsizliğini, hatta en garibi, kiminin de taassubunu işletip siyasetine vasıta ediyor.”

İşte konumuzla alakalı beşinci hatvedeki baskı altında halifenin zorla verdiği fetva emsal gösterilerek esareti Müslümanların kabul etmesi gerektiği fikrini yayan İngilizlere karşı Üstad şöyle cevap vermiş ve Şura’ya dikkat çekmiştir: “Bir şahsın arzu-yu zatîsi ve emr-i husûsîsi başkadır, ümmet namına emin olarak deruhte ettiği emanet-i hilâfetten hâsıl olan şahsiyet-i maneviyenin iradesi bambaşkadır.” dedikten sonra Halife’nin iradesinin bir akıldan çıkması gerektiğini ve bir kuvvete........

© Yeni Asya