Doğruluğu etkin kılmak
Bediüzzaman Said Nursî’nin vecizesinde bir çağrı var: “Yaşasın sıdk! Ölsün yeis! Muhabbet devam etsin! Şûra kuvvet bulsun!”
Bu söz, kuru bir temenni değil; kalbe dokunan, ruhu ayağa kaldıran bir diriliş çağrısıdır. Her cümlesi bir yaraya merhem, bir karanlığa nur gibidir.
“Sıdk yaşasın” diyor Bediüzzaman… Çünkü doğruluk ölürse, güven çöker. Güven çökerse, insanlar birbirine yabancılaşır. Oysa doğruluk, insanın hem Rabbiyle, hem insanlarla olan bağını kuvvetlendirir. Sıdk, sadece dildeki bir doğru söz değil; kalpteki bir sadakattir. Menfaatin değil hakikatin peşinden gitmektir. İşte toplumları ayakta tutan da budur.
“Ölsün yeis!” diye haykırıyor ardından. Ümitsizlik, insanın içindeki ışığı söndürür. Yeis, yarınlara kapıyı kapatır. Hâlbuki bir milletin yeniden ayağa kalkışı, önce kalplerindeki ümidin dirilişiyle başlar. Zor zamanlar gelip geçer; fakat ümidini kaybedenler yolunu kaybeder. Ümit ise karanlıkta yol gösteren bir yıldız gibidir.
“Muhabbet devam etsin!” Çünkü sevgi biterse, geriye sertlik kalır. Kalpler katılaştığında sözler incitir,........
