Hz. Eyyub’dan(as) günümüze-4
Günahtan Küfre Giden Yol
Said Nursî’ye göre, günahlar kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra, iman nurunu çıkarıncaya kadar katılaştırmaktadır. Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol vardır.
Koskoca çam ağacının özellikleri tohumunda saklı değil midir?
Öyle de günahlar içinde de küfürlerin tohumları saklıdır. Bediüzzaman, günahtan küfre giden yolu şu sözleriyle açıklar: “Mâsiyetin mahiyetinde, bilhassa devam ederse, küfür tohumu vardır. Çünkü, o mâsiyete devam eden, ülfet peyda eder, sonra ona âşık ve müptelâ olur. Terkine imkân bulamayacak dereceye gelir. Sonra o mâsiyetinin ikaba mûcip olmadığını temenniye başlar. Bu hal böylece devam ettikçe, küfür tohumu yeşillenmeye başlar. En nihayet, gerek ikabı ve gerek dârü’l-ikabı inkâra sebep olur.
Ve keza, mâsiyete terettüp eden hacâletten dolayı, o mâsiyetin mâsiyet olmadığını iddia etmekle, o mâsiyete muttali olan melekleri bile inkâr eder. Hattâ şiddet-i hacâletten, yevm-i hesabın gelmeyeceğini temenni eder. Şayet yevm-i hesabı nefyeden ednâ bir vehmi bulursa, o vehmi kocaman bir bürhan addeder. En nihayet nedâmet edip terk etmeyenlerin kalbi küsufa tutulur, mahvolur, gider. El-iyâzü Billâh!” (Mesnevî-i Nuriye, s. 107-108.)
Günahtan küfre giden yolculuğa bir bakalım:
Günahların özelliğinde, özellikle devam ederse, orada küfür tohumu saklıdır. Günaha devam eden kişide alışkanlık başlar ve o günaha karşı ülfet peyda eder. İşlediği günahlar sıradan bir hareket halini alır (sıradanlaşır), diğer hareketlerinden fark edilmeyecek bir özellik kazanır. Sonra........
