menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üsküdar’ın Avrupa yakası

31 0
12.09.2026

Üsküdar’ın muhalif yakası da var ve İstanbul’un muhalif yakasına da Türkiye’nin muhalif yakasına da yakın. 

Erdoğan, bir zamanlar “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” demişti. Birileri bu sözü “sandıkta kaybetmek” olarak anladı. Değildi. Nitekim kaybeden AKP’li siyasetçiler kaybolup gitti. Zira partinin başında kendisininkinden başka hiç kimsenin hatasını affetmeyen bir siyasi kumandan var. 

Üsküdar’da mahalli seçimleri CHP’li ama muhafazakârlara göz kırpabilen bir belediye başkan adayı olan Sinem Dedetaş’ın kazanmasından iki sene sonra, bir grup yargı operatörünün taşıma suyu eliyle belediye yeniden AKP’li başkana geçti. 

Ardından “bazı AKP’liler” bayram etti. Cübbeli Ahmet gibi “gözüne miller çekilmiş” “milli Müslümanlar” feraha gark olduklarını açık ettiler ve “İstanbul’umuzu da geri alıp bize verin” dediler. 

Bu ilk değil, bu gidişle son da değil. İktidar kontrollü yargı aparatları eliyle muhalif siyasetçilere karşı operatif eylemler yıllardır sürüyor. 

Diğer birçok belediye de yıllar içinde DEM’lilerden alınıp AKP’li kayyımlara verilmişti. Mesela Mardin.

“Bu belediyeler zaten AKP’nin hakkıydı” diyenler sadece AKP fil-amigolarıdır. Herkes biliyor ki AKP sahada kaybettiğini masada kazanıyor. Ama o masa müzakere masası değil tokmaklı mahkeme masası. 

Mansur Yavaş’ın Erdoğan ile Saray’da metro hattı kılıflı ve müzakere kılıklı görüşmesinin sebeplerini ve sonuçlarını yakında hep beraber öğreneceğiz. 

Bir de şu var: Bu iki grup belediye arasında bir fark var.

CHP’li belediyeler Türkiye’nin Türk belediyeleri. İktidar amigolarına göre, oralarda sadece, asla kazanmaması gereken muhalefet partileri kazanmış........

© Yeni Asya