Bir ayrılık, bir dua
Daha dün yanımızda olan, sesiyle, duasıyla evimizi dolduran bir büyüğümüzü bugün rahmet-i Rahman’a uğurladık. Hilmi Önbaş’ın dünürü, Sinan Önbaş’ın kayınpederi, Abdurrahman Önbaş’ın dedesi Selami Balıkçı Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.
Onu anlatmak için uzun cümlelere belki de gerek yok. Çünkü bazı insanlar vardır varlıklarıyla bile bir huzur verirler. Dedem de öyleydi. Sadece ailemizin büyüğü değil, aynı zamanda yıllarını Kur’ân’a vermiş bir hocaydı. Hafızdı ve ömrü boyunca birçok hafız yetiştirmişti. Belki bunu hiç öne çıkarmadı ama arkasında bıraktığı en büyük miraslardan biri de buydu. Düzce’de onu tanıyan eşraf, onu anlatırken cümleleri kuramıyor, kelimeler ağızlarında düğümleniyor, gözleri doluyordu.
Risale-i Nur’da geçen “Ölüm idam değil, terhistir” hakikati bugün kalbime daha farklı dokunuyor. Eskiden sadece okuduğum bir cümleydi, şimdi ise yaşamaya çalıştığım bir hakikat oldu.
Dedem, Ramazan ayında, mübarek bir Cuma gününde, belki de Kadir Gecesi’nin arefesinde Rabbine kavuştu. Böyle bir zamanda vefat etmek, insanın hayatına dairde çok şey........
