menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Müstakim Nur Talebesi M. Latif Salihoğlu’nun ardından

16 0
09.10.2026

Yaşayış süresini kader tayin ediyor ve ilm-i İlâhîde gizlidir. Ne zaman hak vâki olacak Cenab-ı Hak biliyor. Ve bunu müphemiyet sırrıyla ilminde gizliyor. Aziz Üstadımızın ölümle ilgili insanları şiddetli ikaz eden şöyle bir sözü var: “Ecel gizli olduğu için genç-ihtiyar fark etmeyerek, her vakit ecel cellâdı başını kesmek için gelebilir.”

Emirdağ Lahikasında 139 numaralı bir mektup var. Bu mektupta, Hasan Feyzi ağabeyin (ra) vefatıyla ilgili şöyle bir cümle yer alıyor: “Hasan Feyzi’nin vefatı, Denizli’ye, Risale-i Nur dairesine ve bu memlekete ve âlem-i İslama büyük bir zayiattır” ilaahir...

Bu satırlar aziz ve muhterem, halis ve fedakâr, müstakim bir dava adamı olan M. Latif Salihoğlu’nu hatıra getirdi. 

Evet, bu kahraman Nur talebesinin vefatı cemaatimiz, Nur dairesi ve ülkemiz için büyük bir zayiattır. Yeri kolay doldurulamayacak bir dava adamıydı. Son derece faal bir Nur talebesiydi. Risale-i Nur ve Nur hizmetiyle ilgili geniş ve derin araştırmaları vardı. Büyük bir birikim sahibiydi. Müdellel yazar ve konuşurdu. Müstakim ve son derece dengeliydi. Hep vasatı takip eden ender bir hizmet eriydi. Yazılarına başladığı tarihten vefatına kadar Cadde-i Kübra-i Kur’aniye mesleğinde yürüdü. Bu meslekten hiç, ama hiç taviz vermedi. Gemilere yol gösteren bir deniz feneri gibi, Risale-i Nur kaynaklı siyasî ve içtimaî istikameti gösteriyordu. En kritik noktalarda şaşmıyor, doğru olanı gösteriyordu. Hayatını nura vakfetti. Dahilî ve haricî çok sıkıntılara maruz kaldı, ama yılmadı, doğru........

© Yeni Asya