menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Meşveret, şûrâ ve şahs-ı mânevî-16 - Meşveretlerde tahakküm olmaz, rey-i vâhid yoktur

21 0
05.10.2026

Meşveretin en mühim şartlarından biri, her ferdin kanâatini hür bir şekilde ifade edebilmesidir. Eğer meşverette bir kişinin fikirleri sürekli kabul ediliyor, diğerleri ise çekimser kalıyor veya fikrini söylemekten çekiniyorsa, bu vaziyet meşveretin ruhu açısından ciddi şekilde muhasebe edilmesi gereken bir hâldir. Çünkü meşveretin maksadı, bir kişinin fikirlerini tasdik etmek değil; şahs-ı manevînin ortak kanâatini ortaya çıkarmaktır. Bu ise meşveret zeminlerinin hür bir şekilde her meşveret azasının fikirlerine açık olmasını zarurî kılar.

Meşveret, tek kişinin hâkimiyeti değildir         

Bediüzzaman, istibdadın her çeşidine karşı çıkmış; onun yerine meşveret, şûrâ ve reylerin serbestçe ortaya konulmasını esas almıştır. Bunun için meşveret, “bir kişinin konuştuğu, diğerlerinin tasdik ettiği bir toplantı” değildir. İsim ve resimden ibaret bir vaziyet hiç değildir.     

Meşveretin ruhu şudur; herkes fikrini ihlâsla söyler. Deliller serbestçe ortaya konur. Hiç kimse makámı, yaşı, hizmeti veya nüfuzu sebebiyle diğerlerinin üzerinde baskı oluşturamaz. Karar, ortak aklın neticesi şahs-ı manevinin kararı olarak ortaya çıkar. Eğer fiilen tek kişinin fikri belirleyici hâle gelmişse, meşveretin şekli korunmuş olsa bile ruhu zedelenmiş olur. Bu vaziyet ise beraberinde birçok problemi birlikte getirir.

Çekinerek susmak meşveretin bereketini azaltır        

Risale-i Nur hizmetlerinde meşveretin hikmeti, bazılarının göremediğini başkasının görebilmesidir.

Bir kişi; “Yanlış anlaşılırım. Bana kızarlar. Nasıl olsa karar değişmez. Falanca ne derse o olur.” fikriyle düşüncesini söyleyemiyorsa, meşveretin en mühim faydalarından biri kaybolmuş olur. Çünkü şahs-ı manevî, farklı bakış açılarıyla zenginleşir. “Hem tesâdüm-ü efkârdan ve tehâlüf-ü ukûlden hakikat tamamıyla tezâhür eder.”1 Bediüzzamanda “Şimdi siz, mâbeyninizde........

© Yeni Asya