Leoparın benekleri değişmez
Üç gün önce, 27 Nisan elektronik muhtırasının on dokuzuncu yıldönümüydü.
Sadece üç gazetenin ilk sayfasında iki üç sütunluk ve dahi sıradan bir şekilde hatırlanan bir 27 Nisan 2007!
O dönemde yaşananları “unutturmaya çalışanların” amaçlarına ulaştığını söyleyebiliriz.
Evet, bu durumun muhalif gazetelerin işine gelmediği aşikardır.
Bununla birlikte, iktidar yanlısı olan veya öyle görünen medyanın (ekseriyetle) 27 Nisan E-muhtırasının “hak ettiği şekilde” hatırlatılması veya irdelenmesi gibi bir dertlerinin olmadığı da bir gerçektir.
Gelinen noktada, ortada “trajikomik” bir durum var!
27 Nisan elektronik postasının metnini tanınmış bir profesöre yazdırtan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Emekli Orgeneral…
Kendisinin, demokrasiye gecenin bir yarısı “hareket çeken” bu hususiyetini ve Amerikancı konuşlanmasını unutturmayı başardı.
İktidar cenahındakilerin çoğuna işbu “maskeli” halini kabul ettirdi!
Onun birkaç yıldır çeşitli vesilelerle yaptığı “kulaklara hoş gelen” bazı konuşmalar; “Ver, mehteri!” pardon “Ver narkozu; gör etkiyi!” kabilindendi…
Takdirle karşılanan son dönemdeki bir belgeselde bir şekilde sahne alması ise emekli orgeneralin “amacına ulaştığına” dair kanaati teyit ediyor.
Şayet, “Ne yani, değişmiş olamaz mı?” diyerek itiraz edecekler varsa; onların da “trajikomik” bir duruma düşeceklerini söylemek yeterli olacaktır.
Mevzubahis şahıs, on dokuz sene önce yaptıklarının hesabını verdi mi, mesela?
Sadece bir ipucu verelim:
27 Nisan’dan öncesi de var: 18 Ocak (gecesi) 2007!
NEWSWEEK’TEKİ KEHANET
Newsweek dergisinin 4 Aralık 2006 tarihli nüshasında, Zeyno Baran imzasıyla yayınlanan “Türkiye’de Nisan 2007’de darbe olma ihtimali Yüzde 50” başlıklı yazı da çoktan unutuldu.
O yazı mı; Baran’ın adını vermediği dönemin üst düzey komutanı bir orgeneralin anlattıklarına dayalıydı!
Zeyno Baran, Orgeneral ile “Washington’a bir toplantı için geldiği vakit” görüşmüştü.
İsmi verilmeyen orgeneralin dönemin “Genelkurmay İkinci Başkanı” bir başka deyişle “27 Nisan elektronik muhtırasını yazdırtan kişi” olduğunu…
Okuduğunuz yazar; tam 19 sene boyunca defalarca vurguladığı halde, işbu kaçışı olmayan bilgiye hiçbir itiraz, yalanlama veya tekzip gelmedi.
Gazeteci Ahmet Uran Baran’ın kızı olan Zeyno Baran…
ABD’deki Hudson Enstitüsü’nde “Türkiye Uzmanı” sıfatıyla görev yaptığı dönemde, o enstitüde Türkiye için Haziran 2007’de üretilen “Karanlık Senaryolar” çalışmasında yer almıştı.
Günümüzde kaçak olarak ABD’de yaşamaya devam eden CIA elemanı Fetullahçı Hain Ekrem Dumanlı…
2007’deki “Hudson Gündemi” sırasında Zeyno Baran’a “Demokrattır!” diye kefil olmuştu.
Çünkü: Zeyno’yu, Pensilvanya’daki Fetullah’ın “fahri danışmanı” yapmışlardı!
CIA’İN KANATLARI ALTINDA
Zeyno Baran, 23 Ağustos 2007’den beri Matt Bryza ile evlidir.
Polonya asıllı diplomat Mister Bryza, CIA ile bağlantılı Jamestown Vakfı’nın yöneticileri arasında yer aldı.
Vaktiyle, ABD’nin “Azerbaycan Büyükelçisi” olarak da görev yaptı.
Bu vesileyle, seneler önce belli bir süre Jamestown Vakfı’nda “araştırmacı” olarak çalışan “Polis Eskisi” Fetullahçı iblisi de hatırlayalım…
-Yıllardır kaçak vaziyette ABD’de yaşayan CIA elemanı Emre Uslu’dan bahsediyoruz!
GARP CEPHESİ’NİN TÜRKİYE’DEKİ OKSİJEN’İ
Zeyno, 28 Şubat 1997 darbe sürecindeki apoletli genel yayın yönetmenlerinden Zafer Mutlu’nun üvey kızıdır.
“Etli Butlu” Zafer Mutlu, günümüzde haftalık “Oksijen” gazetesini yönetiyor.
Oksijen mi; ihtimamla Batıcı tezlerin ve politikaların dublajını yapıyor.
Gazetenin 1-7 Kasım 2024 tarihli nüshasında yer alan bir röportajda şu akla ziyan satırları okuyoruz:
“Dört yıl boyunca Beyaz Saray’da çalışmış, Başkan George Dabılyu Bush döneminde Türkiye ve Güney Kafkasya politikalarından sorumlu bir numaralı kişi olarak söyleyebilirim ki, derin devlet diye bir şey yok. Çok saçma!”
-Bu sözlerin sahibi kim mi?
El Cevap: Matt Bryza!
