Kader, adalet eder
“Kader, bizden yana değildi. Şansımız yoktu.”
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, A Milli Futbol Takımımızın Dünya Kupası’nda yaşadığı kallavi rezalet için, aynen böyle dedi.
Montella’ya öfkelenenlerin istek parçası mı, Bergen ile özdeşleşen yılların eskitemediği şarkıdır:
“-Kader diyemezsin, sen kendin ettin”
Şu sıra, Montella’nın “kabahati kadere bulmasına” haklı itirazın mektubu gibidir, o şarkının sözü!
-İtalyan teknik adamın sabit fikirliliğinden üreyen bariz yanlışları da kaderin kapsama alanındadır.
“Külli irade, cüz-i irade” bahsini Montella bilmeyebilir, medyamızdaki laikçi tiplerin ise öğrenmeye niyetleri yok!
Montella’nın santrforsuz diziliş anlayışı, ta en başından beri yanlış bir tercihti.
Haliyle, çekirgenin futbol sahasındaki sıçraması da bir yere kadardır!
Forvette “zorunlu ikamete” tabi tutulması, taammüden hedef tahtasına oturtulan Kerem’in kabahati değildir.
Milli Takımda “Kontenjan Senatörü” misali oyuncuların yer alması da İtalyan’ın eksi hanesine yazılan bir iştir.
Dünya Kupası’na katılan takım sayısının ticari nedenlerle 32’den 48’e çıkarılması sayesinde, yirmi dört sene sonra turnuvaya katılma hakkı elde etmişti, Milliler…
Medyamız dahil, Bizim Çocuklar’a “dev aynası”........
