menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Birleşik katillerin mezarını derin kazın!

76 0
05.03.2026

“İran’da 167 çocuğun katledilmesi, Vietnam Savaşı’ndan bu yana ABD’nin en büyük vahşetidir…

Şayet, Rusya 167 Ukraynalı çocuğu, Filistinliler 167 İsrailli öğrenciyi veya İran 167 öğrenciyi öldürmüş olsaydı…

Bu, yıllarca haber konusu olurdu…”

ABD’nin başını çektiği Batı Cephesi’nin çifte standardını dile getiren bu ibretlik sözler, İskoç asıllı İngiliz siyasetçi ve yazar George Galloway’a ait.

Irak’ın işgaline karşı çıktığı için 2003’te Blair’in liderliğindeki İşçi Partisi’nden ihraç edilen sosyalist politikacı Galloway…

O işgalin, İngiltere’deki bir numaralı “Psikolojik Harp Odağı” BBC için “Bush & Blair Kuruluşu” demişti.

Gazze’deki soykırımın ve de İran’daki katliamların destekçisi BBC, şimdiyse “Trump & Netanyahu Kuruluşu” durumunda!

İran’ın Minab kentindeki 167 masum kız öğrencinin kanları, “Adolf İkilisi” Trump ile Netanyahu’nun ellerinde…

Sarı Kovboy’un “Kurtarma” dediği yahut “İran’a Özgürlük getireceğiz” dediği şey; masumlara, çocuklara, kadınlara, sivillere ölüm yağdırmakla eş anlamlıdır.

Soykırımcı Netanyahu, Gazze’de yirmi bin çocuğu katletti.

Suç Ortağı Trump da ellerini ovuşturdu!

“First Lady” Melania, BM Güvenlik Konseyi’nde “Çatışma Ortamında Çocuklar ve Eğitim” konulu toplantıya başkanlık etti.

Oturumda konuşan Melania Trump, “ABD, dünyadaki tüm çocukların yanındadır” dedi!

Riyakarlığın doruğuna çıkan bu lafıyla, alenen aklımızla alay ediyordu.

Başkan sıfatını taşıyan eşi, İran’daki 167 ilkokul öğrencisi kız çocuğunu bombalarla parçalattırırken, Melaina yüzsüzlükte sınır tanımıyordu.

ULUSLARARASI DİKTATÖR

Küresel Mafya’nın lideri konumundaki Trump, İran halkına şöyle seslendi:

“Özgürlüğünüzün saati yaklaştı. Şimdi, sizlere istediğinizi veren bir Başkan’ınız var! Bu radikal diktatörlüğü devirmeye yardım edin.”

Faşist Trump’ın İran’da hayalini kurduğu “rejim değişikliği” gerçekleşmedi, gerçekleşmiyor.

Güya “özgürlük” vadettiği İranlılardan -şu ana kadar- bin sivili katlettirdi.

Radikal diktatörlükten yakınan Sarı Kovboy, kendi ülkesinde bile “Diktatör” veya “Tiran” diye anılıyor!

Bir başka ülkenin başına kimin geçeceğini belirleme hakkını kendinde gören bu azgın faşist, “Uluslararası Diktatör” diye tanımlanmayı hak ediyor.

Sarı Zorba, kendisini hayali görevlere atamayı pek seviyor.

İran halkına “Başkan’ınız” derken, kendisini işaret eden bu zübük, daha önce de “Venezuela’nın Geçici Başkanı” sıfatını üniformasına yerleştirmişti.

ZIRVA, TEVİL GÖTÜRMEZ

Psikopat Donald Trump ve yönetimindeki dalkavuklar…

-İran’a saldırının nedenlerinden bahsederken, birbirinden farklı/çelişkili “gerekçeler” sıralıyorlar.

“İran’ın nükleer silah üretme kapasitesini yok etmekten, ABD güçlerine yönelik olası İran tehdidine karşı önleyici önlemlere…

İran destekli terör saldırılarını durdurmaktan, İslam Cumhuriyeti’nin ezilen halkına yardıma” kadar…

-Bir dolu gayrı meşru “gerekçe!”

Trump, ABC News’e verdiği röportajda bunlara bir tanesini daha ekledi:

“İki kez denediler. Hamaney, beni alt edemeden, ben onu alt ettim!”

Sarı Kovboy, 2024’teki seçim kampanyası sırasında uğradığı suikast teşebbüslerinin ardında İran’ın olduğunu söylemeye çalıştı.

Bu zırvaya kendisini inandırmış olmalı ki, saçmalamaktan çekinmiyor!

DJ Trump’ın BM Büyükelçisi Mike Waltz da “İran’ın Trump’ı öldürme isteği, ABD’nin saldırısını haklı çıkaran bir davranış kalıbının parçasıdır” derken, hiç utanmadı.

“İran yaptı” diyorlar ama hiçbir kanıt sunamıyorlar.

Bu düzenbazların vaziyeti; 1993’teki Uğur Mumcu Suikastı’nı kafadan hayali İranlılara yıkan bizdeki siyasiler ile kullanışlı medya leşkerlerine ne kadar da benziyor!

İran’a yönelik gayrı meşru/faşizan saldırılar, dünyada büyük tepkilere yol açtı.

Keza ABD’nin içinde de Trump’a ciddi boyutta itiraz var.

Savaşın başlamasından itibaren yapılan anketler, Amerikan kamuoyunun Trump’ın saldırgan eylemini desteklemediğini gösteriyor.

Seçim kampanyasında taraftarlarına “Yeni savaş yok” veya “Ortadoğu’da bitmek bilmeyen ABD askeri müdahalesi, artık son bulacak” diye seslenen Sarı Kovboy Trump…

İkinci döneminin daha ilk yılında; ateşler savuran ve kandan beslenen bir “Savaş Baronu” haline geldi.

Bu süre zarfında, tam yedi ülkeye saldırı emri verdi!

ABD Savunma Bakanlığı’nın adını “Savaş Bakanlığı” olarak değiştiren bir faşist diktatörden bahsediyoruz.

DJT, tepeden tırnağa bir savaş suçlusudur.

Aynen, tandemi Adolf Netanyahu gibi.


© Yeni Ankara