menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünyayı rehin alan sessiz silah: Epstein dosyaları ve maskelerin düşüşü

11 0
25.04.2026

Sessiz fırtınanın sahaya inişi: Düzensizlik

2026 yılının ikinci yarısına girerken insanlığın önünde bir dünya düzeni yok artık, aksine giderek belirginleşen bir düzensizlik doktrini var. Donald Trump’ın NATO çıkışları yüzeyde bir müttefiklik krizi gibi görünse de gerçekte II. Dünya Savaşı sonrası inşa edilen tüm uluslararası sistemin çatırdadığını gösteriyor. Bugün Amerika, ortaklık temelinde bir güç olmaktan çıkıp, kuralları koyan ve gerektiğinde yok sayan bir ontolojik hegemon olma arayışındadır.

Buradaki asıl tehlike silahların gücü değil kuralların ortadan kalkmasıdır. NATO ve Birleşmiş Milletler gibi yapılar hâlâ fiziksel olarak varlıklarını sürdürüyor. Ancak bu kurumları ayakta tutan hukuki ve ahlaki zemin büyük ölçüde aşınmış durumda. Güç artık haklı olma arayışını terk etmiş, bizzat neyin doğru olduğuna karar veren tek merci haline gelmiştir.

Bu sessiz fırtınanın ilk evresidir Ortak aklın tasfiyesi ve keyfiyetin kurumsallaşması.

Ontolojik Kuşatma: Hakikatten Kopuş

Bugün karşı karşıya olduğumuz süreç yalnızca siyasi ya da askeri bir dönüşüm değildir daha derin bir kırılmayı ifade eder ontolojik kuşatma.

Ontolojik kuşatma bir toplumun gerçeklik algısının sistematik biçimde aşındırılması hakikatin yerini güç ilişkilerinin belirlediği bir yeni gerçeklik düzeninin almasıdır. Yani artık mesele, neyin doğru olduğu değil, kimin doğruyu tanımlama gücüne sahip olduğudur.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Lahey Uluslararası Adalet Divanı gibi yapılar bu dönüşümün en somut örnekleridir. İsimleri aynı kalmış ancak içerikleri büyük ölçüde boşalmıştır. Kurumlar yaşamaya devam ediyor gibi görünse de onları var eden anlam dünyası geri çekilmiştir.

Yıldız Savaşlarından Dünya Konseyine........

© Yeni Ankara