menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TGRT ve Beyaz TV’ye Kayyum…

267 0
yesterday

Türkiye’de basın özgürlüğü ve kişi özgürlüğü tartışmaları, hukukun en temel evrensel ilkelerinden biri olan "Cezaların Şahsiliği" ilkesinin idari ve adli uygulamalarla aşındığı yeni bir süreçten geçiyor.

TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın yürütülen bir "casusluk" soruşturması kapsamında gözaltına alınmasının hemen ardından, kanalın yayıncı kuruluşu olan ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık AŞ’ye Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyum olarak atanması, yargı pratiklerindeki devasa çelişkileri ve anayasal teminatların durumunu bir kez daha gündeme taşıdı.

Gerekçesi ne olursa olsun; bir medya organındaki programcının veya yöneticinin bireysel eylem ve iddiaları üzerinden şirketin mülkiyet yapısına ve yayın organının tamamına el konulması, akıllara şu yakıcı soruyu getirmektedir:

Hukuk herkes için eşit midir, yoksa kurumun ve şahsın kimliğine göre farklı mı işletilmektedir?

Hukuki Boyut: Suçun Şahsiliği ve Mülkiyet Hakkının İhlali

Anayasa’nın 38. maddesi gayet açıktır:

"Ceza sorumluluğu şahsidir."

Bu ilke, hiç kimsenin bir başkasının fiilinden dolayı cezalandırılamayacağını, bir şirkette veya kurumda çalışan/yönetici olan bir bireyin işlediği iddia edilen bireysel bir suç nedeniyle o şirketin ortaklarının, sahiplerinin veya diğer çalışanlarının mağdur edilemeyeceğini garanti eder.

Şirket Sahipliği ve Ceza Sorumluluğu: TELE1 örneğinde resmi kayıtlarda şirket sahibi Alp Yanardağ’dır. Merdan Yanardağ ise kanalın Genel Yayın Yönetmeni ve programcısıdır. Bir çalışanın veya yöneticinin şahsi iddialarla suçlanması, şirket tüzel kişiliğine doğrudan el konulmasını hukuken haklı çıkaramaz.

Şirketlere Kayyum Atanmasının Yasal Sınırı: Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 133. maddesi, şirket yönetimi için kayyum atanmasını düzenler. Ancak bunun şartı, suçun şirket faaliyeti........

© Yeni Ankara