menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kozinoğlu dosyasının siyasi şifresi Hakan Fidan mı?

540 0
yesterday

Sıra dışı bir Türk subayı, MİT mensubu: Kaşif Kozinoğlu.

Bosna’da “Kemal Kahramanoğlu”, Azerbaycan’da “Köroğlu”, Doğu Türkistan’da “İsyan”, Afganistan’da “Kartal” kod adlarıyla gizli görevler yaptığı belirtilen Kozinoğlu, sıradan bir MİT mensubu değildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin özel savaş eğitim merkezi Eğirdir Dağ Komando Okulu’nda yetişen, Özel Kuvvetler İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı’ndan emekli olup MİT’e geçen, kahraman bir subay ve istihbaratçıydı.

10 Mart 2011’de tutuklandı. 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde öldü.

Ölümü “kalp-damar hastalığına bağlı doğal ölüm” olarak değerlendirildi.

10 Nisan 2012’de takipsizlik kararı verildi. Dosya kapandı.

Aradan yaklaşık 15 yıl geçti.

26 Ağustos 2026’da dosya yeniden açıldı, operasyonlar yapıldı, tutuklamalar başladı.

Ve 12 Eylül 2026’da Kaşif Kozinoğlu’nun mezarı açıldı.

Kemik, toprak ve diğer örnekler Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Şimdi artık iki ayrı sorunun cevabını aramak gerekiyor:

Kaşif Kozinoğlu nasıl öldü?

Ve bu dosya neden tam 15 yıl sonra açıldı?

Hakan Fidan 27 Mayıs 2010’da MİT Müsteşarı oldu.

Birkaç ay sonra, Eylül 2010’da Kaşif Kozinoğlu Asya Bölgesi Başmüşavirliğine görevlendirildi.

Kozinoğlu yaklaşık altı aylık dönemde beş kez yurt dışına gönderildi.

Burada küçük ama önemli bir soru işareti var:

Hakan Fidan döneminde Kozinoğlu’nun bu kadar kısa sürede beş kez yurt dışına gönderilmesi uzmanlığından yararlanılması mıydı?

Yoksa Ankara’dan ve MİT merkezinden uzak tutulmasının bir yöntemi miydi?

Asya Bölgesi Başmüşavirliği önemli bir görevlendirme miydi, yoksa adı konulmamış bir sürgün müydü?

Şimdilik bu soruların cevabını bilmiyoruz.

10 MART 2011: TUTUKLANDI

Kaşif Kozinoğlu, Oda TV soruşturması kapsamında Savcı Zekeriya Öz tarafından sorgulandı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Hâkimi Resul Çakır tutuklanmasına karar verdi ve Kozinoğlu Silivri Cezaevi’ne gönderildi.

O tarihte Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’dı.

Tesadüfe bakın ki, Adalet Bakanlığında tam o gün Sadullah Ergin ile Ahmet Kahraman arasında görev değişimi yaşanıyordu.

6 Temmuz 2011’de Sadullah Ergin yeniden Adalet Bakanı oldu.

12 KASIM 2011: CEZAEVİNDE ÖLDÜ

Kozinoğlu yaklaşık sekiz ay tutuklu kaldı.

12 Kasım 2011’de Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda fenalaştı.

Silivri Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Hayatını kaybetti.

O gün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören’di.

Ölümle ilgili soruşturmayı başlangıçta Cumhuriyet Savcısı Güngör Karakoç yürüttü.

İKİ BAKANLIK, İKİ AYRI KRONOLOJİ

Adalet Bakanlığının açıklamasına göre saat 18.16’da acil butonuna basıldı.

18.18’de görevliler müdahale etti.

18.24’te Kozinoğlu revire götürüldü.

Bakanlığa göre bilinci açıktı ve nefes alıyordu.

Ambulans 18.37’de cezaevine ulaştı.

18.47’de hastaneye hareket etti.

19.15’te hastaneye ulaşıldı.

19.30’da Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği bildirildi.

Ancak Sağlık Bakanlığının açıkladığı 112 kayıtları farklıydı.

Sağlık Bakanlığına göre 112 çağrısı 18.30’da yapıldı.

Ambulans 18.42’de ulaştı.

18.54’te hastaneye hareket etti.

İkinci ambulans 18.56’da geldi.

Hastaneye varış saati 19.10’du.

Daha da önemlisi Sağlık Bakanlığı, olay sırasında cezaevi sağlık merkezinde bir doktorun görevli olduğunu, ancak Kozinoğlu’nun durumunun bu doktora bildirilmediğini açıkladı.

Ailenin avukatları Taner Serim ve Tuğçe Duygu Köksal ise ilk ambulansta doktor bulunmadığını, ikinci ambulanstaki doktorun müdahale ettiğini ve Kozinoğlu’nun hastaneye hayatını kaybetmiş olarak ulaştırıldığını ileri sürdüler.

Ortada üç ayrı anlatım vardı:

Kozinoğlu ailesinin avukatları.

Saatler ve tıbbi müdahalenin nasıl gerçekleştiği birbirini tam olarak tutmuyordu.

TBMM’DE 2011’DE SORULAN SORULAR

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, ölümden beş gün sonra Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e önemli sorular yöneltti:

Tıbbi müdahale neden gecikti?

Cezaevinde gerekli acil müdahale araçları var mıydı?

Gecikmede sorumluluğu bulunan görevliler hakkında soruşturma açıldı mı?

Kozinoğlu’na ölümünden önceki son 24 saatte hangi yiyecek ve içecekler verildi?

Kamera kayıtlarına göre son 24 saatte kimlerle görüştü?

Bu beş soru bugün........

© Yeni Ankara