Ekonomideki kilit: Faiz yine düşmedi!
Sevgili okurlarım, yine bir cuma günü geldi ve haftayı kapatıyoruz. Şöyle arkamıza bir baktığımızda, gerçekten de parmak ısırtan, "Acaba daha neler göreceğiz yaaa?" dedirten son derece enteresan zamanlardan geçiyoruz! Benim ekstra vurgulamama bile gerek yok; çarşıda, pazarda zaten hepiniz yalın bir şekilde görüyorsunuz. Bendeniz için bu tablonun tam ortasında duran en kritik, en sarsıcı gelişme ise hiç şüphesiz Orta Doğu'da dengeleri altüst eden İran-İsrail-ABD gerilimi ve sıcak çatışma atmosferidir.
"Savaş bitti" müjdesini ne yazık ki bir türlü veremiyoruz; fakat bu devasa jeopolitik krizin etkileri, küresel siyasetin ve finans rotalarının haritasını yeniden çizmeye devam ediyor.
MEHMET ŞİMŞEK’İN ELİ BAĞLI
Daha önceki yazılarımda da üzerine basarak ifade etmiştim: Bizim Merkez Bankamız, tek başına bağımsız bir ada gibi hareket etmiyor; doğrudan dünya devlerinin, yani küresel merkez bankalarının izinden gidiyor. Mantık son derece net: Eğer ABD Merkez Bankası (Fed) veya Avrupa Merkez Bankası faiz indirim butonuna basarsa biz de arkasından indiriyoruz; onlar pas geçip sabit bırakırsa biz de ne yazık ki frene basıp sabit tutuyoruz, faizi düşüremiyoruz. Peki, neden bu kadar bağımlıyız?
Sıcak Paraya Olan Hayati İhtiyaç: Ülke ekonomisi olarak dış finansmana ve sıcak paraya ciddi derecede ihtiyacımız var.
Küresel Faiz Yarışı: Faizimizi erken düşürürsek, eldeki sermayenin daha yüksek getiri sunan dış piyasalara kaçmasını istemiyoruz.
Pazarlık Gücü: Faizi gönül rahatlığıyla........
