Vali artık kimin temsilcisi? Cumhurbaşkanlığı sisteminin taşra sınavı
Burdur’da AK Parti Milletvekili Adem Korkmaz ile Vali Tülay Baydar Bilgihan arasında yaşanan gerilim, ilk bakışta iki kamu görevlisi arasındaki bir anlaşmazlık gibi görünüyor. Korkmaz’ın vali tarafından tehdit edildiğini ileri sürmesi ve kendisi için yakın koruma talep etmesiyle başlayan tartışma, tarafların açıklamaları ve siyasilerin verdiği tepkiler üzerinden kamuoyuna yansıdı.
Fakat Burdur’da yaşananları yalnızca “Kim haklı?” sorusuyla değerlendirmek, meselenin daha önemli tarafını gözden kaçırmamıza neden oluyor.
Çünkü burada aslında Türkiye’nin 2018 sonrasında değişen yönetim sistemine ilişkin önemli bir soru var:
Yeni sistemde vali ile milletvekili arasındaki ilişkinin sınırları nedir?
Bu sorunun cevabı için de çok uzaklara gitmeye gerek yok. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9. maddesine bakmak yeterli.
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçiş sürecinde değiştirilen maddede bugün açıkça, “Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır” deniliyor.
Bu, eski sistemdeki “Devletin ve Hükûmetin temsilcisi” tanımından önemli bir farklılık.
Dolayısıyla bugünün valisini, 2018 öncesinin klasik “devlet valisi” anlayışıyla değerlendirmek mümkün değil. Hukuki tanım değişmiş durumda.
Tam da bu nedenle Burdur'daki tartışmanın yalnızca “seçilmiş milletvekili mi, atanmış vali mi?” şeklinde kurulması eksik kalıyor.
Çünkü milletvekili seçilmiş olabilir; ancak bu, onun valinin idari amiri olduğu anlamına gelmez. Milletvekili yasama organının üyesidir. Vali ise yürütme organının taşradaki idari temsilcisidir.
Buradaki mesele, seçilmişin atanmış üzerindeki üstünlüğü değil; iki farklı görev alanının ve........
