Mesele ölçüyü kaçırmamak
Türkiye'de siyaset uzun zamandır fikirler üzerinden değil, karşıtlıklar üzerinden yürüyor. Bir olay yaşanıyor; önce olayın kendisi değil, kimin söylediği, kimin eleştirdiği, kimin savunduğu konuşuluyor. Ardından herkes ait olduğu siyasi mahallenin pozisyonunu alıyor. Gerçekler, ilkeler ve ölçüler ise bu saflaşmanın arasında kayboluyor.
Son günlerde bir vali üzerinden yaşanan tartışma tam da bunun son örneklerinden biri oldu.
Bir CHP milletvekili, Meclis kürsüsünden bir valiyi sert ifadelerle eleştirdi. Konuşmanın en çok dikkat çeken kısmı ise sosyal medyada sıkça paylaşılan "TikTokçu valiler türedi" sözleri oldu. İlk anda birçok kişi eleştiriyi yapan milletvekilinin iktidar partisine mensup olduğunu düşündü. Çünkü son yıllarda muhafazakâr seçmenin veya devlet geleneğini önemseyen kesimlerin dile getirdiği eleştirilerin daha çok sağ siyasetten gelmesine alışılmıştı. Oysa eleştiriyi yapan isim CHP milletvekili İnan Akgün Alp'ti.
Asıl dikkat çekici olan ise bundan sonra yaşandı.
Valiyi destekleyen çevreler meseleyi yalnızca bir savunma refleksiyle karşılamadı; adeta bir kampanyaya dönüştürdü. Bisiklet festivali üzerinden yeni bir tartışma başlatıldı. Vali de festivalde yeniden bisiklet kullandı, görüntüler paylaşıldı. Doğrudan bir cevap verilmese de oluşan atmosfer, eleştirilere karşı verilmiş dolaylı bir mesaj olarak algılandı.
Ardından Resmî Gazete'de tek kişilik bir kararname yayımlandı ve vali görevden alındı.
İşte bu nokta, olayın asıl tartışılması gereken tarafını oluşturuyor.
Ankara bürokrasisinde yıllardır konuşulan yazılı olmayan bir kural vardır. Muhalefetin hedef aldığı bürokratların görevden alınması kolay kolay beklenmez. Hatta tam tersine, muhalefetin sert eleştirisi o........
