menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mağdur mu seçmen mi?

13 0
friday

İşin en hazin yanlarından biri ne biliyor musunuz?

Bazı köşe yazarlarını okuyorum, dinliyorum. Fon dolandırıcılığı meselesinin iktidara kaç oy kaybettireceğini, meselenin çözülmesinin ise iktidara ne kadar oy kazandıracağını tartışıyorlar. Sanki bir televizyon stüdyosunda seçim simülasyonu yapıyorlar. Sanki ortada insanların hayatlarını altüst eden bir hadise değil de partilerin seçim karnesine yazılacak sıradan bir gelişme var.

İnsan bazen söylenenlere değil, söylenirken unutulanlara şaşırıyor.

Bu tartışmalarda mağdurun adı geçiyor belki ama mağdurun kendisi yok. Birikimini kaybeden insanın uykusuz geceleri yok. Yıllarca çalışıp didinerek biriktirdiği paranın bir anda elinden kayıp gittiğini gören babanın çaresizliği yok. Evladının geleceği için kenara koyduğu paranın akıbetini öğrenmeye çalışan annenin endişesi yok. Emekliliğinde biraz olsun rahat etmek için biriktirdiği paraya güvenen insanın pişmanlığı, öfkesi, mahcubiyeti yok.

Onların yerine bir hesap makinesi var: İktidar kaç oy kaybeder, kaç oy kazanır?

Medyanın bir bölümünde yürütülen tartışmanın asıl aymazlığı burada başlıyor. İnsanların yaşadığı mağduriyet, siyasi aktörlerin performansını ölçmek için kullanılan bir veriye dönüşüyor. Bir insanın hayatındaki yıkım, bir partinin seçim stratejisi bakımından taşıdığı anlamla değerlendiriliyor.

Ne zamandan beri adaletin tecellisini siyasi kazanç hesaplarıyla ölçer olduk?

Elbette yaşananların siyasi sonuçları olabilir. Büyük bir ekonomik skandalın iktidarın sorumluluğu bakımından sorgulanması da doğaldır. Kamu otoritelerinin denetim görevini yapıp yapmadığı, soruşturmanın nasıl yürütüldüğü, mağdurların zararlarının nasıl giderileceği elbette konuşulmalıdır. Medyanın bunları araştırması, kamuoyunun önüne koyması gerekir.

Fakat bunların hepsini konuşurken bir noktayı kaybediyoruz: Ortada yalnızca siyasi sorumluluk tartışması değil, insanların hakkı ve hukuku meselesi........

© Yeni Ankara