menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hafızasız barış!

15 0
04.08.2026

Siyasette bazı kavramlar vardır ki, onları sorgulamak neredeyse başlı başına bir suçlama sebebi hâline gelir. "Barış" da bunlardan biridir. Barışa itiraz etmek istemezsiniz; çünkü barış, savaşın karşıtı olarak insanlığın ortak idealidir. Ne var ki siyaset, kavramların çağrıştırdığı duygularla değil, kavramların içini dolduran yöntemlerle değerlendirilir.

Bu nedenle bugün Türkiye'de tartışılması gereken mesele, barış isteyip istememek değildir. Tartışılması gereken asıl soru şudur: Devlet, terörü sona erdirirken bunu hangi yöntemle yapmaktadır ve bu yöntemin geleceğe bırakacağı siyasi miras nedir?

Son günlerde TBMM'de yürütülen "Barış ve Kardeşlik Süreci" etrafında oluşan geniş siyasi mutabakat bu soruyu daha da önemli hâle getiriyor. İktidar ve ortaklarının yanı sıra muhalefetin büyük bölümü sürece destek verirken, Meclis içinde yalnızca İYİ Parti, dışında ise Anahtar Parti ve Zafer Partisi açık itirazlarını sürdürüyor.

Ancak böylesine tarihî sonuçlar doğurabilecek bir süreçte dikkat çeken nokta, mutabakatın genişliği kadar yöntemin de tartışmalı olmasıdır.

Kamuoyuna yansıyan bilgiler, sürece ilişkin kapsamlı metinlerin siyasi partilerin önüne son aşamada geldiğini gösteriyor. Bu durum, "kim okudu, kim okumadı" tartışmasının ötesinde daha temel bir soruyu gündeme getiriyor.

Bu kadar kapsamlı sonuçlar doğurabilecek bir metnin, nihai değerlendirme aşamasına gelmeden önce neden kamuoyunun ve milletvekillerinin ayrıntılı tartışmasına açılmadığı sorusu cevap beklemektedir.

Demokratik siyaset yalnızca sonuçlarla değil, yöntemlerle de meşruiyet kazanır.

Barış süreçlerinin en önemli sermayesi gizlilik değil, güvendir.

Güven ise ancak şeffaflıkla inşa edilir.

Toplumun, devlet adına yürütülen böylesine kritik bir sürecin temel parametrelerini sonradan öğrenmesi veya parça parça öğrenmesi, ister istemez meşruiyet tartışmalarını büyütmektedir. Süreci destekleyenler açısından bile bu yöntem, ileride doğabilecek tartışmaların zeminini hazırlamaktadır.

Ancak usul tartışması kadar önemli olan........

© Yeni Ankara