menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güven enkazının altında

11 0
23.07.2026

Her tartışmanın sonunda aynı soruyu sormuyoruz.

Oysa belki de en önemli soru bambaşka:

Bu tartışmaların sonunda en çok kim kaybediyor?

Son günlerde Haluk Levent etrafında yaşanan tartışmalar yine aynı alışkanlığı ortaya çıkardı. Bir kesim yıllar önce söylediği "İzmir'in Dağlarında Çiçekler Açar" marşını hatırlattı. Başka bir kesim iktidar temsilcileriyle çekilmiş fotoğraflarını dolaşıma soktu. Olayın içeriğinden çok siyasi aidiyetler konuşuldu.

Bu yeni bir durum da değil.

Geçmişte farklı vakıflar, dernekler, yardım kuruluşları ve onların yöneticileri hakkında da benzer tartışmalar yaşandı. Kimi dini kimliği nedeniyle hedef oldu, kimi siyasi yakınlığı nedeniyle, kimi de yöneticileri üzerinden tartışıldı.

Suçlamalar değişiyor.

Ama değişmeyen tek şey var:

Toplumun yardım mekanizmalarına duyduğu güven biraz daha eksiliyor.

Üstelik burada önemli olan, suçlamaların doğru ya da yanlış çıkması değildir. Hukuk bunun için vardır.

Asıl mesele, her tartışmanın sonunda toplumun hafızasında kalan duygudur.

"O halde kimseye güvenilmez."

İşte en ağır hasar burada oluşuyor.

Çünkü yardım faaliyetlerinin en büyük sermayesi para değildir.

İnsanlar bağış yaparken yalnızca para göndermiyor; tanımadıkları birine güven duyuyor. O güven sayesinde bir depremzede sıcak çorbaya ulaşıyor, bir hasta tedavi görüyor, bir öğrenci burs alıyor.

Bu güven sarsıldığında yalnızca bir kurum zarar görmüyor.

Yardım etme iradesi zarar görüyor.

Bugün birçok kişi artık bağış yaparken uzun uzun düşünüyor. Hatta hiç yapmamayı tercih ediyor. Çünkü sürekli yeni tartışmalar yaşanıyor.

Bu noktada artık tek tek kişilerden bağımsız daha büyük bir sorunla karşı........

© Yeni Ankara