menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

24 saat açık öğretmen!

14 0
02.04.2026

Sosyal medyada dolaşan bir mesaja denk geldim. Okurken sadece bir mesaj okumadım; bir zihniyetin satır aralarına sızdığını gördüm. Ve açıkçası, bazı cümleler vardır… sadece kulağınıza gelmez; içinize düşer, orada kalır, yankılanır.

“Ben o okula bir yıl için 400.000 lira veriyorsam 7 gün 24 saat ulaşabilmeliyim size…”

Bu bir şikâyet cümlesi değil. Bu, eğitime bakışın net bir fotoğrafı. Ve o fotoğrafa dikkatlice baktığınızda şunu fark ediyorsunuz: Çocuk yok.

Eğitim, çoğu zaman yanlış bir yerden tarif ediliyor. Sanki satın alınan bir hizmet, talep edildiğinde anında karşılık verilmesi gereken bir sistem gibi… Oysa eğitim; bir ürün değil, bir süreçtir. Bir “müşteri ilişkisi” değil, bir “insan ilişkisi”dir. İçinde emek vardır, sabır vardır, zaman vardır. En önemlisi de karşılıklı güven vardır.

“Parayı ben veriyorum” cümlesi, işte tam da bu güvenin kırıldığı yerdir. Çünkü o cümle kurulduğu anda öğretmen; bir yol gösterici olmaktan çıkar, bir hizmet sağlayıcıya........

© Yeni Ankara