menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Stockholm’deki fraklı büyükelçi ve bizim Stockholm sendromumuz

14 0
24.09.2026

Atlı bir araba Stockholm sokaklarında ağır ağır ilerliyor.

İçinde Türkiye Cumhuriyeti'nin Stockholm Büyükelçisi var.

Üzerinde frak, beyaz yelek, beyaz eldiven, başında silindir şapka...

İstikamet İsveç Kraliyet Sarayı.

Büyükelçi Karakoç, İsveç Kralı XVI. Carl Gustaf'a güven mektubunu sunacak.

Buraya kadar tartışılacak hiçbir şey yok.

Bir büyükelçinin görev yaptığı ülkenin devlet başkanına güven mektubunu sunması diplomatik teamülün gereğidir.

Fakat Büyükelçi o saraya yalnızca Korhan Karakoç olarak girmiyor.

Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil ederek giriyor.

O nedenle sormak hakkımız:

Türkiye neden o sarayda frak, beyaz eldiven ve silindir şapkayla temsil ediliyor?

“İsveç'in protokolü böyle” denilebilir.

Peki gerçekten başka türlü olmuyor mu?

İran'ın Stockholm Büyükelçisi Ahmad Masoumi Far aynı Kral'ın karşısına fraksız çıktı ve güven mektubunu sundu. Başka ülkelerin diplomatlarının da kendi millî veya farklı resmî kıyafetleriyle Kral'ın huzuruna çıktıklarını görüyoruz.

Demek ki frak bir mecburiyet değil.

İranlı, Pakistanlı veya başka ülkelerin diplomatları İsveç Kralı'nın huzuruna kendi kimliklerini yansıtan kıyafetlerle çıkabiliyorsa, Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil eden bir diplomat neden 19. yüzyıl Avrupa saray protokolünün görüntüsünü tercih ediyor?

“Canım, gittiğin ülkenin örfüne, âdetine uyacaksın” diyenlere de bir sorum var:

Aynı büyükelçimiz yarın Kabil'e tayin edilse, Afganistan'ın örfüne uymak adına sakal bırakıp sarık mı takacak?

Başka bir milletin kültürüne saygı göstermek başka, onun tarihsel kalıplarını kendi temsil kimliğinizin önüne geçirmek başka şeydir.

Üstelik frak, beyaz yelek ve beyaz eldivenden oluşan bu görüntü Türkiye'de ve İngiliz kültüründe uşak ve garson imgesini de güçlü biçimde çağrıştırıyor.

Elbette frakın Batı'da yalnızca uşak ve garson kıyafeti olarak kullanılmadığını, saray ve diplomasi geleneğinde de yeri olduğunu söyleyenler çıkacaktır. Ben kıyafet tarihi tartışmıyorum. Fotoğrafın Türk milletine verdiği mesajı tartışıyorum.

Türk milletinin kendi temsilcisini Batı karşısında “uşak-efendi” görüntüsünü çağrıştıran bir sahnede görmek istememesinden daha doğal ne olabilir?

Aslında........

© Yeni Akit