menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okuduğumuz ayetlerin manasını öğrenip amel edelim (1)

34 0
13.03.2026

Okuduğumuz ayetlerin manasını öğrenip amel edelim (1)YAŞAR DEĞİRMENCİ

Ayet ve hadislerle amel, bizi istikâmet üzere tutar.  

Hayatımızı kuşatan, yaşayan/yaşatan, özenilen iyilikleri çoğaltır. Müslüman/Mümin şahsiyetiyle hareket etmek, dinimizi her hâl ve şartta yaşanır kılar. Dindarlık da her hâl ve şartta dinimizin yaşanması insanımızı ümitsizlikten kurtarır. Kalabalıklar içinde yalnızlığa mahkûm edilen insanımız hayata döner.

Ankebût Suresi’nin 46. âyetinde şöyle buyurulur: 

Önceki vahiylerin mensuplarıyla tartışırken, haksızlık etmedikleri zulmetmedikleri sürece en güzel yol ve yöntemden başkasına itibar etmeyin. Ehl-i Kitap ile en güzel şekilde tartışın/mücadele edin. Kitaba göre hareket etmeyen kimselerle aşırı gidip haksızlık yapmadıkları sürece, en güzel şekilde tartışın ve deyin ki: 

“Biz bize indirilene de size indirilene de iman ettik, inanmışız; bizim de sizin de ilâhınız bir ve tektir; evet biz hepimiz, O’na gönülden kayıtsız şartsız teslim olmuş kimseleriz.”

Bu âyet, şu soruları cevaplandırır: 1. Müslümanın, genel olarak “öteki” özel olarak da Ehl-i Kitap ile ilişkisi hangi ilke üzerine inşa edilmelidir? 2. Belirlenen ilişki biçiminin istisnası olabilir mi? 3. Onlarla dinî konularda konuşup tartışırken nasıl bir söylem kullanılmalıdır? Birincisi ilke, ikincisi istisnâî durumlar, üçüncüsü de yöntem hakkındadır.

Âyette, Ehl-i Kitap ile ilişkilerde genel ilke olarak şu belirlenmiştir: İçinde bulunulan durum ve şartlara göre “en güzel muamele” ne ifade ediyor ve ne gerektiriyorsa onu yapmak. En güzel muamele, bazen onlara İslam’ı tatlı dille........

© Yeni Akit