Modernizm bizi bitirmesin! Özümüzü kaybetmeyelim!
Modernizm bizi bitirmesin! Özümüzü kaybetmeyelim!
Beşerî öğretiler, Allah’ın insanı “ahsen-i takvim” üzere yarattığı gerçeğinden çok uzaktır. Nedir “ahsen-i takvim” üzere yaratılmak? Yaratılıştaki mükemmelleşme istidadıdır. Her insan bunun için gerekli olan donanıma sahip olarak yaratılmıştır. Heyhat ki, insanı eşyalaştırıp eşyayı kutsallaştıran bir ‘medeniyet’ten insana insanca davranmasını bekleyemezdik. İnsanı insan yapan değerlerin tamamı katlediliyor. İşe yarar organları dumura uğratılarak insan et ve kemik yığını bir külçeye dönüştürülmek isteniyor. Alın teri ve zihin teri yıllardır sömürülen insanın, şimdilerde yürek terine el atılıyor. İnsanın teknolojinin işgalinden koruyabildiği son sığınağı olan duyguları, telepati, psikoterapi adı altında ticarete elverişli hale getirilmeye çalışılıyor. Batı modernizmi, sapık ilkeler üzerine bina ettikleri kurt kanunlarını insana cazip gelen isimler altında cicili-bicili ambalajlarla servis yapıyorlar. Alın terini, zihin terini ve yürek terini sömürüyorlar. Kafalara, bileklere ve yüreklere şeffaf zincirler vuruyorlar. Gerçek özgürlüğe ulaşmamaları için insanları yalancı özgürlüklerle avutuyorlar. Uğratıldığımız “zihnî işgal”den kurtulup özümüze dönmemiz, özgürlüğümüze kavuşmamız gerekiyor. Bu özgürlük de “Allah’a kulluk” ile başlar. Allah’a kul olamayanlar; nefsinin heva ve hevesinin kulluğundan kurtulamazlar “özgürlük” diye bağırırken de…
Bütün peygamberler, inkârcı toplumların vahyi hayattan dışlamak için bir bahane olarak kullandıkları bu türden çığlıklarına/taleplerine Peygamberlerin; hem örneklik misyonlarına dikkat çekmiş oluyorlar hem de vahyin kendisine inanan ya da inanacak olan insanların muhtemel putlaştırma teşebbüslerine set çekmiş oluyorlardı. Bugün yaşadıklarımıza da cevabi amelimiz Peygamberimizin izini sürmek, sünnetini çağa taşımaktır. Dayatılan sisteme/rejime değil, ilahi davete her yönüyle her hâl ve şartta icabet etmektir. Her........
