menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Modern tılsım, tükenirken tükenmek (1)

29 0
03.06.2026

Modern tılsım, tükenirken tükenmek (1)

Satın al, kullan ve terk et! Modernizm çöp ve çöplükten ibaret!

Tüketim kültürünün hâkim olduğu dönemdeyiz. İhtiyaçlarımızın karşılanmasında neye ihtiyacımız olduğunu biz belirlemiyoruz. Reklamlar, çevre, özenti, vs. Bunları düşünürken yazımın başlığına koyduğum: Satın al, kullan ve terk et! Modernizm çöp ve çöplükten ibaret!

Cümleleri yazarken Celalettin Vatandaş hocamızın, “Modern Tılsım, Tükenirken Tükenmek” kitabının ilhamıyla yazdıklarımı, aldığım notları sizlerle paylaşmak istiyorum. 

Arzuların insanların içlerinden gelmesi, artık ender bir hadise hâlini aldı. İstekler artık dışarıdan uyarılıyor, dışarıdan besleniyor. Zengin birisi bile, reklamcıların önüne sürdükleri bir yığın şeyi görünce kendisini fakir hissediyor. Mevcut ekonomik sistemimiz maksimum üretim ve maksimum tüketime dayalıdır. Geçmişimizin/mâzimizin ekonomi anlayışı maksimum tasarrufa yönelikti. Dedelerimiz ve ninelerimiz güçlerinin yetmediği bir şeyi satın almayı bir ayıp, bir kusur sayarlardı. Ama günümüzde bunu yapmak bir meziyet oldu. Yapay (lüks) ihtiyaçları olmayan, kredi kartı ile alışveriş yapmayan, sadece gerçek ihtiyaçlarına göre harcamada bulunan bir kişi; tuhaf bir tip olarak görülmeye, nitelenmeye başlandı. Sınırsız tüketim; kendisini bu yeni duruma, değişime ve dönüşüme dönüştüren insan artık tüketimin malzemesi hâline getirilmiş, aldıklarını da “kullan at!” ilkesiyle (!) tükettirilmiştir. İnsan da hep “kullanan atan, hep tüketen ve kapitalizmin tüketicisi” olmuştur. İnsanı insan yapan ahlak ve fıtratının dışına çekilmiş hep istekleri için yaşayan “köleleştirilmiş bir varlığa dönüştürülmüştür. Yeni bir insan tipi üretilmiştir. Artık modern insanın cenneti, her şeyin bulunduğu, kredi kartlarını kullanabileceği ve hatta sadece her istediğini değil, komşusundan biraz daha fazlasını alabileceği bir yer olarak gördürülmüştür. Bu, toplumsal sendromun bir parçasıdır. Artık insanın kendisine verdiği değer, sahip........

© Yeni Akit