Her hâl ve şartta yaşanan bir dinimiz olduğunu unutmayalım!
Her hâl ve şartta yaşanan bir dinimiz olduğunu unutmayalım!YAŞAR DEĞİRMENCİ
Bizler de dinimizi her hâl ve şartta yaşayalım yaşatalım. Mazeretlere sığınmayalım.
Allah, insana tabiat, hayat, dünya ve ahiret hakkında sahih ve doğru bilgiler vererek insanın içini dışını temizler ve böylece insanı yavaş yavaş alçaktan yükseğe, zilletten izzete, süfli ve hayvani hayattan insanî ve kutsî hayata çıkarır. Ferdi ve sosyal hayatla ilgili hiçbir şey yoktur ki İslam orada tecelli etmesin, onunla ilgilenmesin.
Din; insanın hem dünya hem ahiret saadeti için Allah’ın ona teklif ettiği iman ve amel bütünüdür. Bir Müslüman, tabiî olan meyillerinden hiçbirini öldürme düşüncesinde olmaz. Dünya nimetlerinden hiçbirini küçük görmez. Hayat mücadelesinden yaşama azminden ve ahireti kazanma gayretinden geri kalmaz.
İslam’ın asliyet dairesi değişmez. Asırlar geçse de binlerce yıl geçse de değişmez. Zaman üstüdür. Dinimiz, ‘hayat tarzı’mızda görülmelidir. Yoksa inandığımız gibi yaşamazsak, yaşadığımız gibi inanmaya başlarız.
Peygamber Efendimiz: “Sizin hayırlınız görüldüğünde Allah’ı hatırlatandır” buyururken, bizlerde ‘dünyevileşme hastalığı’na tutulmuşların hali yansıyor. Yine Rasulüllah Efendimizin “İnsanların en hayırlısı, en iyi okuyanları, en takvalı olanları, iyiliği en çok emredip kötülükten en çok alıkoyanları ve akrabasıyla en çok ilgilenenlerdir” sözleri ümmetinde bir ‘nefs muhasebesi’ yaptırıyor mu? ‘En hayırlı, en şerli’ miyiz? Sorusunu kendimize hiç sorup Peygamberimizden cevapla........
