Allah’ın Nizamı İslâm (65)
Allah’ın Nizamı İslâm (65)Prof. Dr. Yusuf Özertürk
B- İSLÂM DEVLETİ
4- İSLÂM DEVLETİNDE KUR’ÂN ANAYASADIR
İSLÂM’DA HALİFELİK (DEVLET BAŞKANLIĞI)
*İnsanların temel ihtiyaçlarının karşılanması, sosyal hayatın düzenlenmesi ve karışıklıkların önlenmesi için bir devletin olması zaruridir.
Aksi taktirde kuvvetli olanlar zayıfları ezer ve hayat sürdürülemez. İslâm toplumunda da devlet hemen kurulmuştur.
*Hz. Resûlellah(sav) hem bir Peygamber(dinî lider), hem de Devlet başkanıydı. O’nun vefatından sonra, Peygamberlik sona erdiğinden, sadece siyasi devlet başkanlığı kurumu kalmıştır. Hz. Ebubekir’in(ra) seçimiyle devlet başkanlığı da Peygamber’in vekili, temsilcisi (‘Halifelik’) kurumuna evrilmiştir. Bu yeni durumda; Halifelik, ‘Şûrâ (meclis) ve Biat(meşruiyet) esasına dayandırılmıştır. Halife de meşru bir meclis tarafından seçilirse meşru kabul görmüştür (Biat edilmiştir.) . Halifelik ve Halife hakkındaki bu anlayış ‘Ehl-i Sünnetçe’ kabul edilmiştir. Şia ise, tevarüs esasına dayalı İmamet’i esas almıştır.
*Halifelik kurumu ve Halife; Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali dönemlerinde (Hulefâ-i Râşidîn), şûrâ (meclis) ve Biat(meşruiyet) usulüne göre işlemiştir. Bu dönemde Kur’ân Anayasasına göre devlet idare edilmiştir. İslâm devletinde iktidar mutlak değil, sınırlıdır. Halife yasama, yürütme ve yargı konusunda, ’Edlle-i Şeriyye’ye (Edille-i erbaa; Kur’ân, Sünnet, İcma ve Kıyas) uymak zorundadır. Hulefâ-i Râşidîn döneminde; devlet başkanlığına aday gösterme, adayın/adayların cemaat(halk) tarafından seçilmesi, ‘Ehlü’l-hâl ve’l akd’(devlet başkanı seçimini onaylayan ve gerektiğinde azletme yetkisine sahip yetkili heyet) uygulaması cari olmuştur. Hulefâ-i Râşidîn devrindeki uygulamalar, devrin krallık, reislik ve saltanat anlayışını yıkmıştır. Dört halifeden her birince yapılan uygulamalar temel İslâmî........
