menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hilafet karanlıkta lambayla insanlara gitmektir

31 0
01.04.2026

Hilafet karanlıkta lambayla insanlara gitmektir

Hilafet, bir makamdan önce bir mânâdır. Bir yönetim biçiminden öte, bir mesuliyet bilincidir.

Karanlığa bürünmüş bir dünyada insanlar yolunu çoğu zaman güçle, çıkarla, ideolojiyle bulmaya çalışır. Oysa güç, adalet üretmediğinde zulme; ideoloji, vahye yaslanmadığında sapmaya dönüşür. İşte hilafet, tam bu noktada vahyin rehberliğini hayata taşıma iddiasıdır.

Kur’an-ı Kerim insanı sadece ibadet eden bir varlık olarak değil, yeryüzünde “emanet taşıyan” bir kul olarak tanımlar. Bu emanet, dünyayı keyfimize göre şekillendirmek değil; ilahî ölçüyü hâkim kılmaktır. Hilafet de bu ölçünün toplumsal tezahürüdür.

Hilafet, karanlık çağlarda yalnızca siyasi bir birlik değil; adaletin, hukukun ve merhametin merkezi olma idealidir. Çünkü vahyin ışığı olmadan kurulan düzenler, insanın düzmelerini merkeze koyar; vahyin rehberliğinde kurulan düzen ise Allah’ın hükümlerini merkeze alır. Aradaki fark, zulüm ile adalet arasındaki fark kadar derindir. Hilafet, salih amel sahibi mü’minlere Allah’ın kesin va’didir.

“Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri halife/egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka halife/egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.”  (Nur Sûresi/ 55)

Kur’ân’a imanı olanların........

© Yeni Akit