menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Filistin sorunu yok, İsrail veya Siyonizm sorunu var

46 0
11.10.2026

“Filistin meselesi” veya “Filistin sorunu” demek yanlıştır. Bu aslında Siyonist argümanların dilimize nasıl sirayet ettiğini gösteriyor. Filistin sorunu yoktur, Siyonizm sorunu vardır. Daha genelde İsrail sorunu vardır. Çünkü sorun çıkaran taraf Filistin değildir. 

Filistinliler kendi topraklarında yaşarken yabancı bir güruh getirildi ve topraklarını işgal etti. Filistinliler özgürce yaşamak istiyor sadece. İşte onların bu en tabii talebini ifade etmesi Siyonizm tarafından sorun olarak algılanmakta ve algılatılmakta ve bütün dünyaya bu şekilde paketlenmektedir. 

Edward Said’in Türkçeye Alev Alatlı tarafından tercüme edilen kitabının adı hatırlarsanız Filistin’in Sorunu’dur, Filistin Sorunu değil. Ne yazık ki son Türkçe baskısında acar editörler ismini Filistin Sorunu yapmıştır. Ama biz sorunun işgal ve Siyonizm sorunu, hatta bir soykırım sorunu olduğunu söyleyeceğiz. 

İsrailli profesör Ilan Pappe İsrail için “işgal devleti” teriminin dahi yetersiz olduğunu söyler, çünkü işgal geçici bir durumdur. Hâlbuki İsrail’de bir sömürgeleştirme faaliyeti yürütüldüğünü, uzun vadede burada hiçbir Filistinlinin yaşayamayacağı bir ortamın oluşturulmasının amaçladığını ifade ediyor.

Peki, İsrail’in yaklaşımı hangi motivasyonlara dayanıyor ve nasıl bir pozisyon alıyor?

Çocuklarına okullarda öğrettikleri şey, son Filistinli buradan gidene veya öldürülene kadar mücadeleye devam edileceği ve büyük İsrail’in kurulacağı idealidir. İsrail’in etrafındaki ülkelerin nasıl birer birer diz çöktürüldüğüne bakarsanız (Suriye, Irak, Ürdün, Lübnan gibi) bu idealin gerçekleşme yolunda olduğunu görürsünüz. Fakat biz geleceği fütüroglara bırakalım, geçmişi konuşalım.

11 Aralık 1917 günü Kudüs için kritik bir tarihtir. Hatta Kudüs için kıyametin koptuğu gün diyebiliriz. 9 Aralık’ta Kudüs teslim olmuştu. 11 Aralık’ta ise General Edmund Allenby Kudüs’ün ele geçirildiğini ve sıkıyönetimin başladığını ilan etmişti. Aradan geçen 109 yıl içinde yüzde 10 olan Yahudi nüfusu çoğunluğa geçmiş durumda. O zaman ülkede � nüfusa sahip olan Filistinliler ise azınlık durumunda olup azınlık haklarından dahi yararlanamamakta. Bugün Filistin topraklarında yaşanan durum tam bir etnik temizliğe dönüşmüş durumda.

Yüz yıl önceki garabeti bize en iyi formüle eden kişi........

© Yeni Akit