Taktik şu: Mahkemeye küfret, gazetecileri sustur..
Taktik şu: Mahkemeye küfret, gazetecileri sustur..MURAT ALAN
Ergenekon yargılamaları, Balyoz davası, DHKP-C ve diğer örgüt davalarını izledim Silivri’de..
Neredeyse hepsinde sanıklar, sanık avukatları, izleyici bölümünde bulunup açık yargılamayı izleyenler ve gazetecileri gözlemledim.
FETÖ’cülerin yargılandığı çatı davalar dışında hiçbir duruşmada sanıklar ve sanık yakınlarının elbirliği ile yargılamayı bu kadar net biçimde sabote etmeye çalıştığını görmemiştim..
Ta ki Ekrem İmamoğlu davasına kadar..
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1 No’lu duruşma salonunda, “Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının dördüncü gününü yazalım..
402 sanıklı, milyarlarca liralık kamu zararı iddiasıyla dolu bu yolsuzluk çetesi yargılaması, Türkiye’nin gözleri önünde cereyan ediyor. Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ekibi sanıklara ayrılan alanda savunma yapması gerekirken, CHP’li izleyici “korosu”yla birlikte bambaşka bir senaryo yazıyor.
Benim gibi ömrü çete davalarını, terör örgütü yargılamalarını haber yapmakla geçmiş, aynı zamanda sanıkların açtığı davalarda yüzlerce kez hakim karşısına çıkan bir gazeteci için bu manzara utanç verici. Çünkü bu, adaletin değil, algı yönetiminin sahnesi.
Duruşma salonunun kapısında, “güya izleyici” sıfatıyla gelen CHP’liler, ellerini kollarını sallayarak sulandırma operasyonu çekiyor.
Kimsenin, savcılığın sunduğu delilleri izah etmek, yalanlama gibi bir derdi yok.
Tek odakları, kendi kitlelerine “Bu yargılama siyasi!” algısını pompalamak.
“Ekrem yoksa çaldın mı?” diye tereddüt eden, vicdanı sızlayan milyonların zihnini bulandırmak. Mahkeme heyetini yıpratmak için ellerinden geleni yapıyorlar; hakimlere, savcılara laf atıyorlar, sloganlar atıyorlar, “Hak hukuk adalet” diye bağırıyorlar.
Planın bir ayağı da........
