Pekin zirvesi
Dünya kamuoyu ve diplomasi çevreleri bugün gözlerini Donald Trump ile Şi Cinping arasında gerçekleşecek kritik zirveye çevirmiş durumda. Çünkü bu görüşme, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil; aynı zamanda küresel ekonominin, enerji güvenliğinin ve jeopolitik dengelerin geleceğini de doğrudan etkileyebilecek niteliktedir.
Nitekim, görüşmede ABD-Çin ticaret savaşı, küresel ekonomik rekabet, İran krizi, enerji arz güvenliği, Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilim ve Çin-Tayvan anlaşmazlığı gibi ele alınacak önemli konular aynı jeopolitik denklem içerisinde birbirini etkileyen unsurlar haline gelmiş durumda.
Washington yönetiminin özellikle Hürmüz Krizi üzerinden Çin’i denklemin içine çekmeye çalıştığı görülmektedir. Çünkü Pekin, hem İran ekonomisi üzerindeki etkisi hem de enerji bağımlılığı nedeniyle Tahran üzerinde etkili olabilen nadir küresel aktörlerden biridir. Bu nedenle Trump yönetimini, Şi Cinping’i İran konusunda daha aktif rol almaya ikna etmeye çalışacak.
Ancak burada dikkat çeken temel çelişki şudur: Bir yandan Çin’e karşı Tayvan başta olmak üzere sert meydan okumalar ve ekonomik baskılar sürdürülürken, diğer yandan İran ve Hürmüz meselesinde Çin’in desteğine ihtiyaç duyulması Washington açısından stratejik bir açmaz görüntüsü........
