Hâlâ o korku!
Bir arkadaşım aradı. Falan isimli savcıyı tanıyor musun? dedi. “Hayır” cevabını verip, “savcıyla ne işin var?” diye sordum. Verdiği cevap ilginç: “Bahçemde mereğim var. Oraya köyün su şebekesinden su bağladım. Muhtar beni şikayet etmiş. O savcıya ifade verecekmişim.”
Dedim ki; açık açık söyle. Suç olduğunu bilmiyordum, de. Sonra da bana içmeye, abdest almaya o su lazım. Yılda birkaç kez kullanırım zaten. Bir karar çıkarın da suyu mereğime bağlıyayım. “Merek: bahçe evi. Bazen kullanılır. Tarım aletleri içine konur.”
Arkadaşın bana cevabı şöyle oldu: “Abdest dersem savcıyı hep kızdırırım. Yapılacak işimi de yapmaz.”
Bu milletin zamanında üzerinden buldozer geçmiş. Memlekette buldozer bilinmezken buldozer geçmiş. Hâlâ taraflı davranılacağına dair ve ideolojk karar verileceğine ilişkin kanaat hakim.
Buna benzer bir olayı yıllar önce bir stajyer avukattan dinlemiştim. Olay Bafra’da geçiyor. Avukatımız Bafra’da mahkemede stajyer avukat. Bir dava geliyor. Bir adam (haşa) Allah’a küfrediyor. Bir başkası da onu güzelce........
