İsrafla imtihan edilmek
İsrafla imtihan edilmek
“İnananlar için bu dünya bir imtihan salonudur”. Rahmetli Mustafa Karahasanoğlu ağabeyin sıkça kullandığı bir sözdü.
Dolayısıyla inananlar olarak, imtihanı kazanabilmek için derslerimizi çalışmak zorundayız ve alıp verdiğimiz her nefesimizi imtihan kâğıdı saymalıyız derdi.
İnanmayanlar için mesele yok. Hani insan onlara da özenmiyor değil. Bu dünya tam onlara göre. Fakat inanmışız bir kere. İnanmamak için inkâr ve şirkte olmak lazım.
Bilgeler hayatı şöyle özetlerler:
“Hiçbir şeysiz geliriz, sonra her şey için çırpınırız. Sonra her şeyi bırakıp, hiçbir şeysiz gideriz. Sonra her şeyden hesaba çekiliriz”.
Şimdi bu hakikati, yaratıldığına inanan hangi insan reddedebilir? Ancak kendisini israf eden kimseler reddedebilir. Normaldir, “israf” zaten “insaf” kavramının iflas ettiğini gösterdiği için söylenecek laf yok. Neyse sözü maksadımıza götürelim.
Dün de hatırlatmıştık. Bu sene “var yılı” diye. Bereket senesi elhamdülillah. Gelin görün ki, bereketten bereketli........
