Vefât yıldönümünde Hânedânı kurtaran Sûltân, I. Abdülmecid Hân (25 Haziran 1861)
Vefât yıldönümünde Hânedânı kurtaran Sûltân, I. Abdülmecid Hân (25 Haziran 1861)
Sûltân II. Mahmud Ağabeyi IV. Mustafa’nın kuşakla boğdurulduğu 16 Kasım 1808’den, Veliaht Şehzâde Murad’ın doğduğu 25 Aralık 1811’e kadar 3 yıl, 1 ay, 9 gün Osmanoğulları tahtı varissiz kalmıştı. Ancak Şehzâde Murad da çok geçmeden 1 ay, 20 gün sonra 14 Temmuz 1812’de vefât etmiş, 25 Haziran 1812’de doğan 19 günlük Şehzâde Bâyezid onun yerine veliaht olmuştu.
Fakat bu kez de 23 Eylûl 1812’de bu Şehzâde de 2 ay, 28 günlükken vefât edince taht yeniden 28 Ocak 1813 tarihinde Şehzâde Abdülhamid doğana kadar 4 ay, 5 gün için vârissiz kalmıştı.
Şehzâde Abdülhamid Veliaht olarak 9 yaşına bastığında bu kez de 25 Nisan 1823 günü kardeşi ve tahtı kurtaracak olan Şehzâde Abdülmecid Efendi dünyaya teşrif etti.
Mukadderat bu ya, Veliaht Şehzâde Abdülhamid 12 yaşını 2 ay, 23 gün geçe 20 Nisan 1825’te vefât etmiş, 2 yaşındaki Şehzâde Abdülmecid Efendi veliahtliğe yükselmiş ve dört oğlu da tahta geçeceği (5. Murad, II. Abdülhamid, Mehmed Reşad, Vahidettin) süreç başlamıştı. (Sûltân Mahmud'un 1834’te doğan bir başka oğlu Şehzâde Nizameddin ise 1838 Mart’ın da 4 yaşını 3 ay geçe vefât edecektir.)
Sûltân Andülmecid, babası Sûltân II. Mahmud'un 1 Temmuz 1839 tarihinde vefât etmesiyle 16 yaşını 2 ay, 7 gün geçe tahta oturdu. Ertesi gün Sûltân Mahmud Hân’ın cenâze töreni vardı. Bütün devlet ricâli sonradan Sûltân Abdülaziz ve Sûltân II. Abdülhamid’in de defnedileceği türbenin olduğu yere gelmiş Sûltân Mahmud’un defin işine nezâret ediyorlardı.
Temmuz’un sıcağında beklenmedik bir şey oldu. Gökten bardaktan boşanırcasına rahmet inmeye başladı. Devlet büyüklerini yağmurdan korumak için yakındaki kapalı yerlere aldılar. Divanyolu Caddesinde definin yapıldığı yerin tam karşısında bulunan Sadrâzâm Köprülü Mehmet Paşa’nın oğlu Fazıl Ahmet Paşa (1635–1676) tarafından babasının vasiyeti üzerine yaptırılan ve hâlen kütüphane olarak hizmet veren Fuad Köprülü Kütüphanesine ise Sadrâzâm Rauf Paşa ile Hüsrev Paşa alınmıştı.
İşte burada ikili arasında tartışma başladı. Tartışma esnasında Hüsrev Paşa, mühr-ü hümâyûnu 6 yıl, 4 ay, 12 gündür Sadrâzâmlık mâkâmında oturan Rauf Paşa’nın elinden zorla aldı. Bu durum Osmanlı dönemi boyunca devlet geleneğinde yaşanması çok ender olaylardan biriydi. Kendisine haber verilen Sûltân Abdülmecid, bu oldu-bittiye şimdilik sesini çıkarmamayı düşünmüştü.(11 ay 7 gün sonra görevden alacaktır.)
Ancak ülke birden bire bu olayın etkisiyle son derece nâzik bir sürece girdi. Sadrâzâmlık mührünü zorla gasbeden Hüsrev Paş’nın en büyük rakibi Kaptan-ı Deryâ Ahmet Fevzi Paşa, güyâ bu duruma içerleyerek Sûltân II. Mahmud’un binbir zorluklarla dizdiği muhteşem donanmayı Çanakkale’den kaldırdı Mısır-İskenderiye’ye getirerek, Osmanlı Devletine isyan etmiş olan Âsi Mehmed Ali Paşa’ya teslim etti. Âsi Mehmed Ali Paşa bir anda dünyanın........
