Yunanistan haddi aşıyor!
Yunanistan haddi aşıyor!
Batı Trakya Türkleri, 1923 yılından beri, Yunanistan’daki tek resmi azınlık statüsüne sahip olan topluluktur. Bugün itibariyle yaklaşık 150 bin Türk, Batı Trakya sınırları dâhilinde yaşamaktadır. Aslına bakılırsa, Batı Trakya’da Müslüman Türk azınlığı, Avrupa’nın en köklü azınlıklarından biri olarak, altı asırdan daha fazla bir süredir bu coğrafyada yaşamaya devam ediyor.
1923 Lozan Barış Antlaşması’nın 40 ve 41. maddeleri Batı Trakya’daki Türk azınlığa kendi dini ve hayır kurumlarını, okullarını kurma ve buralarda kendi dillerini serbestçe öğrenme hakkı tanıyor. Yunanistan, aynı zamanda AB, AGİT, Avrupa Konseyi, Birleşmiş Milletler bünyesinde birçok uluslararası metne imza atmış bir ülkedir. Bu anlaşmalar azınlıkların ana dillerinin korunması veya öğretilmesiyle ilgili birçok hüküm barındırmaktadır. Fakat bu imzaların uygulamadaki karşılığını tam anlamıyla göremiyoruz.
Batı Trakya Türkleri, dini özgürlüklerden vakıf mallarının idaresine, Türk kimliğinin tanınmasından kendi dilinden eğitime varıncaya kadar çeşitli alanlarda farklı sorunlar yaşamaya devam ediyor.
Türk toplumunun dini liderleri olarak belirlediği ve kabul ettiği müftüler Yunan devleti tarafından resmi müftü olarak tanınmıyor. İskeçe, Gümülcine ve Dedeağaç illerindeki vakıf idare heyetlerinde yıllar önce kanunla belirlenmiş olmasına rağmen bir türlü seçim yapılmıyor. Müftülük ve vakıf yönetimindeki kişileri Yunan devleti tayin ediyor. Müftülük konusunda son yapılan düzenleme ile seçim havasında bir atama usulü yürürlüğe konuldu.
Yunanistan, Batı Trakya’daki Türk varlığını da reddediyor. Hatta 1980’li yıllardan beri, adında Türk ibaresi geçen sivil toplum kuruluşlarının kurulmasına ve faaliyet göstermelerine de müsaade etmiyor.
Yunanistan, özel bir statüye sahip olması gereken, Batı........
