Doktorlar susturulursa insanlık kaybeder
Doktorlar susturulursa insanlık kaybeder
“Beni buraya öldürmeleri için getirdiler... Kendimi buradan sağ çıkacak biri olarak görmüyorum... Sonum bu.”
Dr. Hüsam Ebu Safiyye’nin avukatına söylediği bu sözler, yalnızca bir tutuklunun korkusunu değil; tek taraflı sayılacak bir savaşın, hukukun ve insanlık vicdanının hangi noktaya geldiğini de gözler önüne seriyor.
Saldırıların en karanlık tarafı yalnızca bombalar değil! Asıl karanlık, insanların sesinin duyulmadığı, hukukun sustuğu ve insan onurunun değersizleştiği anlardır.
İşgalci İsrail›in hapishanelerinde yaklaşık 100 sağlık çalışanı esir tutuluyor.
Esirler arasında yaklaşık 100 kadın da bulunuyor.
Toplamda ise 10.000’den fazla Filistinli, soykırımcı İsrail’in elinde esir olarak tutuluyor.
Gazze’de yaşananlar aylar boyunca milyonlarca insanın gözleri önünde gerçekleşti. İşgalci İsrail’in acımasız saldırılarında binlerce sivil hayatını kaybetti, hastaneler hedef oldu, sağlık sistemi büyük ölçüde çöktü ve sağlık çalışanları olağanüstü koşullar altında görev yapmaya çalıştı. Böylesine ağır bir insani kriz içerisinde görev yapan doktorlardan biri de Kemal Advan Hastanesi’nin eski müdürü Dr. Hüsam Ebu Safiyye idi.
Bugün ise dünyanın gündeminde onun hastaları değil, kendi yaşam mücadelesi var.
İnsan Hakları İçin Hekimler Derneği (PHRI), avukatının cezaevindeki görüşmesinden sonra Dr. Ebu Safiyye’nin yaşamının ciddi tehlike altında olduğunu duyurdu. Aktarılan bilgilere göre........
