menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tabela

9 0
latest

TabelaALİ OSMAN AYDIN 

Artık bazı yazılıp çizilenlerden hiçbir şey anlamadığımı itiraf etmem gerekiyor. Geçen gün bir davetiyede yazan adresi okurken birkaç Türkçe ifadeye karşılık bir sürü İngilizce isimle karşılaştım. Anlamak için çaba sarf etmek zorunda kaldım. 

Açıklamalarda, anlatımlarda, isimlerde inanılmayacak kadar çok İngilizce kelime ile karşılaşıyoruz. 

Bugün Türkiye’de herhangi bir caddeye çıktığınızda karşınıza “Coffee House”, “Beauty Center”, “Pet Shop”, “Burger Station”, “Hair Design”, “Concept Cafe”, “Premium Lounge”, “Home Store” gibi isimler çıkması son derece normal bir şey haline geldi. 

Mahalle bakkalları bile bazen “shop” yazdırıyorlar tabelalarına… Alışveriş merkezlerinde “Çıkış” değil “ Exit” yazan tabelayı bulmaya çalışıyoruz. Mahalle berberine değil “Barber”e gidiyoruz. 

Günlük hayatta bazı insanlar dinleyenlerin anlayıp anlamadığına bakmadan “toplantı” yerine “meeting”, “etkinlik” yerine “event”, “tarz” yerine “style”, “indirim” yerine “sale”, “konsept” yerine “concept”, “takım çalışması” yerine “team work”, “özgüven” yerine “self confidence” kelimelerini kullanıyorlar. 

Bir ülkede günlük dile ve tabelalara bakarak o toplumun zihinsel iklimi hatta “kimliği” hakkında rahatlıkla fikir edinebilirsiniz. Çünkü günlük dil ve onun bir parçası olan tabelalar bir toplumun neye özendiğini, hangi dili “üstün”, hangi dili “geri kalmış” olarak gördüğünü bir çırpıda ele verir.  

Bakıldığında ülkemizdeki bu tercihler belli bir ihtiyaçtan da........

© Yeni Akit