KIZILDENİZ VE NİL EKSENİNDE YENİ GÜVENLİK HATTI: EMPERYALİST KUŞATMAYA KARŞI AFRİKA’DAN YÜKSELEN SES
Dünyanın gözü Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan başkentini hedef alan eylemleriyle çalkalanırken, küresel medyanın ardına sakladığı çok daha büyük ve sinsi bir jeopolitik deprem Kızıldeniz’in batı yakasında ve Nil havzasında yaşanmaktadır. Washington ve Batılı başkentlerin yanı sıra Siyonist rejimin Doğu Afrika ve Kızıldeniz’i dizayn etme çabalarına karşı, bölge ülkelerinden tarihî bir hamle geldi. Mısır, Sudan, Eritre ve Somali’nin El-Alameyn Zirvesi’nde ilan ettiği ortak irade, yalnızca diplomatik birer temenniden ibaret değil; emperyalist planları boşa çıkarmaya aday yeni bir bölgesel güvenlik ekseninin habercisidir.
Küresel Çatışmaların Gölgesinde Kızıldeniz’in Stratejik Önemi
Husilerin Babülmendep Boğazı ve çevresinde tırmandırdığı gerilim, küresel ticaret yollarını felç ederken Süveyş Kanalı üzerinden ekonomisi sarsılan Mısır’ı ve bölge devletlerini doğrudan harekete geçirdi. Kızıldeniz’e erişim meselesi, artık sadece ticaret gemilerinin geçiş güvenliği değildir. Askeri üsler, liman işletme imtiyazları ve stratejik boğazlar üzerinden yürütülen nüfuz mücadelesi, bölge ülkelerinin varlık-yokluk meselesine dönüşmüştür.
Etiyopya’nın........
