DİZ ÇÖKEN BÜYÜKELÇİ’DEN CHATHAM HOUSE'A
Bir fotoğraf düşünün…
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın karşısında yabancı bir diplomat, protokol gereği son derece dikkat çekici bir biçimde eğiliyor. Fotoğraf yıllar önce çekilmiş olmasına rağmen bugün hâlâ tartışılıyor.
Peki kim bu diplomat?
Fiji’nin Ankara Büyükelçisi Robin Nair…
Asıl mesele ise fotoğrafın kendisinden ziyade, Türkiye’nin Batı ile kurduğu ilişkilerin görünmeyen boyutlarını sorgulamak.
Öncelikle bir yanlış bilgiyi düzeltelim: Fiji bugün İngiliz Kraliyeti’ne bağlı bir devlet değildir. Fiji bir cumhuriyettir ve 2013 Anayasası’na göre devlet başkanı Cumhurbaşkanı’dır. Dolayısıyla büyükelçinin davranışını “Kraliçe’ye bağlı olduğu için Türkiye Cumhurbaşkanı karşısında diz çökmek zorundaydı” şeklinde açıklamak doğru değildir.
Fakat bu düzeltme, daha büyük bir soruyu ortadan kaldırmıyor:
İngiltere’nin eski sömürge düzeninden miras kalan siyasi, kültürel ve entelektüel ağları bugün ne kadar etkili?
İşte tartışılması gereken asıl mesele budur.
Kraliyetin nişanı, Chatham House ve Abdullah Gül
Abdullah Gül dönemine baktığımızda İngiltere ile ilişkiler bakımından dikkat çekici bir tablo görüyoruz.
2008 yılında Kraliçe II. Elizabeth, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e Britanya’nın önemli devlet nişanlarından biri olan Knight Grand Cross of the Order of the Bath (Bath Nişanı Büyük Şövalye Haçı) nişanını verdi. Bu bilgi Cumhurbaşkanlığı kayıtlarında da yer alıyor.
İki yıl sonra ise Gül, 2010 Chatham House Ödülü’nü aldı. Bu da tartışılması gereken önemli bir başka ayrıntıdır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur:
Bir devlet adamının yabancı bir ülkenin nişanını veya uluslararası bir kuruluşun ödülünü alması, tek başına o kişinin “yabancı güçlerin adamı” olduğunu göstermez.
Ama bir siyasetçinin hangi........
