menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ah Tayfun Hocam!

35 0
16.03.2026

Aziz dostum, can yoldaşım Mehmet Tayfun Amman Hoca’yı da âhirete uğurladık. Mübârek Ramazan gününde… Üzüntümü ifâde edecek kelime bulamıyorum. 

Seyyâh-ı fakîr Evliyâ Çelebi müsteârıyla yazılar yazan şâir Dilaver Cebeci, Seyyid Ahmet Arvasî Hoca’nın vefâtı üzerine yazdığı yazıya şöyle girmişti: “Bırakın bugün vazgeçeyim ‘ÇELEBİ’likten; ne duyuyorsam onu yazayım. Bugün size gönlümün sızılı telleri seslensin.” Bizim vazgeçecek bir ÇELEBİliğimiz de yok ama gönlümüzün sızılı tellerinin inlediğini duyabiliyorum. Merhum da Seyyid Ahmet Arvasî’nin ev sohbetlerinde pişmiş ve oradan istikâmet almış bir dâvâ adamıydı. 

Mehmet Tayfun Hoca, (kendi aramızda Tayfun Hoca’dır o) Türkiye’nin görüp görebileceği en temiz inançlı, en dürüst, en merhametli ve kendini en iyi yetiştirmiş ilim adamlarından biriydi. Kendi alanı olan sosyoloji ile yetinmez; dînî-tasavvufî ilimler, târih, edebiyat ve sanatla da ileri seviyede ilgilenirdi. Edebiyatçı dostlarına “Ezbere siz bir şiir okuyun, karşılığında ben de bir şiir okuyayım; bakalım sonunda kim pes edecek” diye takılırdı. Ezberinde yüzlerce şiir bulunan bir tıpçı, bir sosyolog düşünün. Beynini işlek ve tâze tutmak için matematik problemi çözmekten zevk alan birisiydi o. 

Tanışmamız ve dostluğumuz da Seyyid Ahmet Arvasî kanalıyla olmuştur. Liseden beri Arvasî okuduğumu, fikrî uyanışımı onunla yaşadığımı birkaç defâ anlattım. 1995 yılında Alanya Lisesi’nden ayrılıp Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde öğretim görevlisi oldum. İlk günlerdeyiz. Bir-iki kişi dışında kimseyi tanımıyorum. Sosyoloji bölümünün vize imtihanları varmış. Beni de gözetmen yazmışlar. Vazîfeli olduğum sınıfa girdim. Hoca geldi 6-7 soruluk bir kâğıt verdi gitti. Soruları dağıttım. İmtihan başladı. Ben de soruları şöyle bir gözden geçirdim. Gözlerim açıldı. Sorular sanki Arvasî Hoca’nın yazılarından çıkarılmış gibiydi. Determinizm kelimesinin geçtiğini hatırlıyorum. Hoca bir ara çocukların soracakları bir şey var mı diye sınıfa geldi. Çıkarken kapıda hocaya, “Hocam sorularınızı okudum, siz Arvasî hocayı tanır mısınız, okudunuz mu? Sorularınız onu okumuş........

© Yeni Akit