Ramazan’da tefekkür ve oruç!!! (1)
Ramazan’da tefekkür ve oruç!!! (1)AHMET MARANKİ
Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bir iyiliği mecbur olmadan yapan için bu (yaptığı) iyidir. Ama orucu tutmanız -bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.
Oruç Allah’ın buyruğunu yerine getirmek için O’nun hoşnutluğunu kazanmak için belirli bir süre zarfında her türlü yemeyi, içmeyi ve cinsel ilişkiyi terketmesidir.
İslâm’ın getirdiği oruç, zamanı, süresi, şartları, hangi fiillerle ve davranışlarla bozulduğu, tanınan kolaylıklar bakımından daha önceki dinlerde ve milletlerde görülen oruçtan farklıdır.
Oruç ibadeti İslâm’dan önce de bilinen ve İslâm’dakinden farklı da olsa uygulanan bir ibadet idi.
ORUÇ TUT SIHHAT BUL!!!
Ramazan ayının manevi feyzi’nden istifade etmek için;
Ramazan’a bakışımız her zamankinden farklı olmalıdır!
Sadece aç kalmak değil; gözümüzle harama bakmamak, kulağımızla haram dinlememek, dilimizle haram konuşmamak, kısaca işlediğimiz bütün amellerimizle de harama girmeden oruç tutabilmek esasına riayet etmeliyiz!
Evvelen: Dakikası bir gün, saati iki ay, günü birkaç sene hükmünde bir ömr-ü bâkiyi tazammun eden Mübarek Şehr-i Ramazanınızı tebrik ve tes’id ederiz!
Bu mübarek ayda müstecab dualarımızın kabulünü istemeliyiz!
Saniyen: Ramazan-ı Şerif âdeta bir âhiret ticareti için gayet kârlı bir meşher, bir pazardır. Ve uhrevî hasılat için, gayet münbit bir zemindir. Ve neşvünema-i a’mal için, bahardaki mâh-ı Nisandır!
Saltanat-ı........
