Spor turizminde İslami hassasiyetin önemi (1)
İçinde bulunduğumuz ve sıcakların iyiden iyiye kendini gösterdiği yaz aylarındayız. Adına turizm denen, bulunduğumuz bölgeden farklı ortamlara taşınma hissi uyanabiliyor içimizde. Bazılarımız doğup büyüdüğü veya baba-ana ocağı-toprağı diye adlandırılan bölgeleri, kimleri ise kum-deniz-güneş olarak yorumlanan coğrafyayı tercih ediyor. Bir de spor faaliyetleri (müsabaka-kamp) için gidilen bölgeler var. Her tercihin, geçici zevk ve sefanın kişiyi sahip olduğu dini ve kültürel, kısacası İslami değerlerden uzaklaştırmaması önem taşıyor.
Allah’ın (cc) Kur’an’daki ‘Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât Suresi) buyruğuna boyun eğmek yerine, Müslümanlığımız gerekliliğini yerine getirmeyip, üç günlük dünya hayatının geçici gafletine düşmek ebedi ahiret hayatını kaybı anlamına gelir ki, Allah muhafaza. Nasıl yani? Devam edelim…
SPOR VASITASIYLA ‘MAHREMİYET’İ AYAKLAR ALTINA ALMA ÇABASI…
Her defasında, sporda ölçünün Kur’an ve Hadislerde değinilen hassasiyete uygunluğu önemli, vurgusu yapıyoruz. Niçin? Performans sporu olarak isimlendirilen, rekabet, yarışmacı boyut kazandırılıp, yapılış şekliyle (giyim-kuşam-ortam-izleyici v.s.) batıl inançların parçası haline getirilen faaliyet çarkı, İslam’dan uzaklaştırmanın en kestirme-keskin yolu, hatta........
